Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu cismani zarar gören davacının tedavi ve manevi tazminat talepli davasında istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 01.06.2022 tarihinde motosiklet ile araç çarpışması sonucu ağır yaralanan davacının, %100 kusurlu bulunan diğer araç sürücüsü, araç sahibi şirket ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalılardan başlangıçta nominal miktarlar, ıslah dilekçesiyle 34.321,58 TL tedavi gideri ve 300.000 TL manevi tazminat gibi kalemlerle toplam tazminat talebiyle açtığı cismani zarar davasında, ilk derece mahkemesinin davalı sürücünün tam kusurlu, davacının kusursuz ve %1 sürekli maluliyeti olduğu yönündeki tespitlerine rağmen davalıların yetkisizlik, hukuki yarar yokluğu, müterafik kusur ve fahiş tazminat gibi savunmalarla reddini talep ettiği bir karara yönelik istinaf başvurusunu incelemektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: 2025/449 - 2026/1368
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: 2025/449
KARAR NO
: 2026/1368
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17.12.2024
NUMARASI
: 2023/94 Esas 2024/712 Karar
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
: 1
VEKİLİ
: Av.
: 1 -
VEKİLİ
: Av.
: 2 -
VEKİLİ
: Av.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ
: 11.09.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 16.09.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalılar... ve ...Şirketi vekili ile davalı ...vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 01.06.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ...Şirketi adına kayıtlı, davalı... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının kazadan sonra faturalandırılan 23.064,00 TL, faturalandırılmayan yaklaşık 50.000,00 TL tedavi giderinin, yaklaşık 30.000,00 TL civarında da yol masrafının ve kask, motor montu, botu ve telefonun hasar görmesi nedeniyle de 8.000,00 TL masrafının bulunduğunu, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, kaza anında 19 yaşında olan davacının %100 malul kalması nedeniyle post travmatik stres bozukluğu meydana geldiğini ve manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL'sinin SGK'dan, SGK'nın sorumlu olduğu miktarın tespiti ile bakiye kalan miktarın ne kadarından sigorta şirketinin ve sürücü ile araç malikinin sorumlu olduğunun tespitinden sonra ıslah etmek üzere 10,00 TL'sinin davalı sigorta şirketinden ve diğer davalılar... ve ...Şirketinden müşterek ve müteselsilen tedavi gideri zararının davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, 300.000,00-TL manevi tazminatın davalılar... ve.... Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalı... Şirketi ve diğer davalılar... ile ...Şirketi yönünden tedavi gideri talebini 34.321,58 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar... ve ...Şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, talep edilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı... Şirketi vekili, davacının davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesi gereğince usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...vekili, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşıma uğradığını, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacıya acil müdahale ve devamı tedavileri ile ilgili tedavi giderlerinin davalı kuruma fatura edildiğini ve kurum tarafından ilgili hastanelere ödeme yapıldığından sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kazaya ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/64165 Soruşturma sayılı dosyasında alınan 13.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsü...'ın asli ve tam kusurlu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18.07.2023 tarihli raporda, davacının 01.06.2022 tarihli trafik kazasına bağlı özür oranının %1 olduğu, sekel hâlini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bahse konu rapora itiraz edilmesi üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.05.2024 tarihli raporda, davacının sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, 01.06.2022 tarihindeki olaya bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığının, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve tedavi ve rehabilitasyon süreleri için sağlık kuruluşlarına ulaşım giderleri de dikkate alındığında 4.000,00 TL tedavi gideri olarak harcama yapılmış olduğunun kabulünün uygun olduğunun belirtildiği doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 19.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 01.06.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası dosya içeriğinde tespit edilen fiş ve faturalar esas alınarak 31.913,00 TL tedavi gideri ile, 2.408,58 TL yol giderinin hesaplandığı, davalı SGK tarafından tedavi gideri olarak hastaneye 12.447,72 TL, davalı ...Şirketi tarafından 02.06.2022 ve 06.06.2022 tarihlerinde toplam 35.900,00 TL'nin davacıya ödendiği anlaşıldığından davacının bakiye alacağının bulunmadığı, davalı SGK'nın ise bu giderlerden sorumluluğunun bulunmadığı, davacı lehine manevi tazminat koşulları oluştuğu belirtilerek davacının maddi tazminat talebi yönünden açılan davasının tüm davalılar yönünden reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden açılan davasının kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... ve ...Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalılar... ve ...Şirketi vekili ile ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davalı ...Şirketi tarafından 02.06.2022 ve 06.06.2022 tarihlerinde toplam 35.900,00 TL ödendiğinden ve davacının alacağının kalmadığından bahisle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, bahse konu ödemelerin davacının kazadan sonra gerçekleşen ilk ödemelere ilişkin olduğunu, eldeki davanın ise davacının ikinci kez gerçekleşen ameliyata ilişkin 03.08.2022, 29.08.2022 ve 20.09.2022 tarihli tedavi giderlerine yönelik olduğunu ve eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının maluliyetinin bulunmadığına dair rapor ile Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve %6 maluliyetin bulunduğuna dair raporlar arasında çelişki bulunduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın da çok düşük belirlendiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin da hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalılar... ve ... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmadığı gibi, gerekçesinde bu hususun da tartışılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın da fahiş belirlendiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararı sadece vekâlet ücreti yönünden istinaf ettiklerini, mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalı ...yönünden reddine karar verilmesine rağmen davalı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tedavi gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının kazadan sonra faturalandırılan 23.064,00 TL, faturalandırılmayan yaklaşık 50.000,00 TL tedavi giderinin mevcut olduğunu belirterek davalılardan tedavi gideri ve manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece davacının 01.06.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası dosya içeriğinde tespit edilen fiş ve faturalar esas alınarak 31.913,00 TL tedavi gideri ile, 2.408,58 TL yol giderinin hesaplandığı, davalı SGK tarafından tedavi gideri olarak hastaneye 12.447,72 TL, davalı ...Şirketi tarafından 02.06.2022 ve 06.06.2022 tarihlerinde toplam 35.900,00 TL'nin davacıya ödendiği anlaşıldığı belirtilerek maddi tazminat talebinin reddi ile davacının manevi tazminat talebi yönünden açılan davasının kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar... ve ...Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalılar... ve ...Şirketi vekili ile ...vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
1-Davalı ...vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Buna göre karar tarihi olan 2024 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL olarak belirlenmiştir.
Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 28,250,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
HMK'nın 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi HMK'nın 352/b maddesi gereğince istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davalı ...vekili kararı sadece lehlerine hükmedilmeyen ret vekâlet ücreti yönünden istinaf ettiği, dava dilekçesi ile davalı ...Başkanlığından 10,00 TL'nin tahsilinin talep edildiği ve ıslah dilekçesi ile talebin artırılmadığı anlaşıldığından adı davalı lehine hükmedilebilecek ret vekâlet ücretinin 10,00 TL olduğu ve miktar itibariyle adı geçen davalı yönünden kesin olan bu karara karşı davalı ...istinaf yasa yoluna başvuramaz.
HMK'nın 346. maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması hâlinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda; HMK'nın 341/2. maddesinde açıklanan karar tarihi itibariyle 28.250,00 TL'yi aşmayan dava değerinin istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı ...vekilinin istinaf isteminin kararın kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının maluliyetinin tespiti için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.05.2024 tarihli raporda, davacının sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, 01.06.2022 tarihindeki olaya bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığının, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin ve tedavi ve rehabilitasyon süreleri için sağlık kuruluşlarına ulaşım giderleri de dikkate alındığında 4.000,00 TL tedavi gideri olarak harcama yapılmış olduğunun kabulünün uygun olduğunun belirtildiği, bahse konu raporun davacının tüm tedavi evrakları ve önceki raporları incelenerek ve muayenesi yapılarak Yargıtay uygulamasına uygun Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin maluliyet raporuna karşı istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
3-Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece davalı ...Şirketi tarafından 02.06.2022 ve 06.06.2022 tarihlerinde toplam 35.900,00 TL ödendiğinden ve davacının alacağının kalmadığından bahisle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, bahse konu ödemelerin davacının kazadan sonra gerçekleşen ilk ödemelere ilişkin olduğu, eldeki davanın ise davacının ikinci kez gerçekleşen ameliyata ilişkin 03.08.2022, 29.08.2022 ve 20.09.2022 tarihli tedavi giderlerine yönelik olduğu ve eksik inceleme ile karar verildiği iddiasında bulunmuş ise de, hükme esas alınan doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 19.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda, 20.09.2022 tarihinde yapılan implant çıkarma ameliyatına ilişkin tedavi giderlerinin de hesaplamaya dahil edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
4-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hâkim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, yaralanma hâlinde yaralanmanın kaza sonucu meydana gelmiş olması, maluliyet varsa oranı, iyileşme süresi, tedavi süresi ve tedavi süresince yapılan işlemler, varsa ameliyatlar, ölüm hâlinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacı için zenginleşme, davalı için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olay, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 01.06.2022 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ...Şirketi adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ulna üst uç kırığı oluşmak suretiyle yaralandığı, kazaya ilişkin olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/64165 Soruşturma sayılı dosyasında alınan 13.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı araç sürücüsü...'ın asli ve tam kusurlu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 21.05.2024 tarihli raporda, davacının sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, 01.06.2022 tarihindeki olaya bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığının, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kazanın meydana geliş şekli, tespit edilen kusur durumu, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerinde etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2022) paranın alım gücü yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
5-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması hâlinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hâl ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hâkim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indirimi; her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti hâlinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmemesi nedeniyle davacı motosiklet sürücüsünün kask takıp takmadığı belirsiz olduğu, ancak davacının motosiklet sürücüsü olup, davalıların zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu araçla çarpışması sonucu motosikletin devrildiği kaza sonucu ulna üst uç kırığı meydana geldiği, davacının zararının artmasında kask takmamasının etkisi olmadığından davacının müterafik kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davalılar... ve ... Şirketi vekilinin müterafik kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekili ve davalılar... ve ... Şirketi vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekili ve davalılar... ve ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM  
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341. maddesi gereğince MİKTAR İTİBARİYLE REDDİNE,
2-Davacı vekili ve davalılar... ve ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
3-Davalı ...harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
5-Harçlar Kanunu gereğince davalılar... ve ... Şirketinden alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL'nin mahsubu ile kalan 1.536,97 TL harcın adı geçenlerden tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,
6-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Kararın taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davalı ...yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN, davacı vekili ve davalılar... ve ... Şirketi vekili yönünden HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n