Bölge Adliye Mahkemesinin, güvenlik hizmeti sözleşmesindeki imza inkarı ve cezai şart nedeniyle açılan menfi tespit davasında verilen kötü niyet tazminatlı ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket, davalı tarafından başlatılan icra takibine konu edilen faturaya dayanak teşkil eden güvenlik hizmeti sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu nedenle borçlu olmadığını ve kötü niyet tazminatı talep ederken; davalı şirket ise üç yıl boyunca uygulanan sözleşmenin geçerli olduğunu, davacının haksız feshi nedeniyle cezai şart borcu bulunduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak imzanın davacıya ait olmadığını tespit ederek borçsuzluk ve kötü niyet tazminatına hükmetmiş, davalı da bu kararı, üç yıl uygulanan sözleşmedeki cezai şartın geçersizliği iddiasının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:
KARAR NO
:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: ...
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: ...
KARAR YAZIM TARİHİ
: ...
... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı Kararının yapılan İstinaf yargılaması neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine ... .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ...tarih, ... sayılı faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını, takipte gönderilmiş olan ödeme emrinin 26/09/2014 tarihinde muhtarlığa tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu tebligattan 16/10/2014 tarihinde haberinin olduğunu, ancak süresi dolduğunu ödeme emrine itiraz etme imkanının ortadan kalktığını, müvekkili şirketin davalı şirkette takipte sözü edildiği gibi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında takipte sözü edildiği gibi bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafça icra dosyasına sunulan 25/11/2011 tarihli sözleşme altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle sözleşmeden sorumlu tutulmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin 15/07/2014 tarihli yazı ile ...tarihinden itibaren davalı şirketten güvenlik hizmeti almayacağını bildirdiğini, davalı tarafa müvekkili şirketçe 15/07/2014 tarihli yazı ile ...tarihi itibarıyla güvenlik hizmeti alınmayacağının bildirilmesi üzerine müvekkili şirket adına ...tarihinde, ... sıra numaralı, 8.416,66 TL meblağlı ve ... sıra numaralı aynı miktarlı iki adet fatura düzenlendiğini, her iki faturanın müvekkili şirketin 15/07/2014 tarihli yazısında bildirdiği güvenlik hizmetlerinin sonlandırıldığı ...tarihinde düzenlenmiş olmasının dikkat çekici olduğunu, takibin imzası müvekkili şirkete ait olmayan bir sözleşmedeki fesih bildirim yapılmaması nedeniyle cezai şarta ilişkin hükme dayandırıldığını, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile ... .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan takip nedeniyle davalı aleyhine alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacı ile aralarında imzalanan 25/12/2011 tarihli özel güvenlik hizmeti sözleşmesi gereği güvenlik hizmeti verildiğini, sözleşmenin 25/12/2014 tarihinde bittiğini, buna rağmen 01/09/2014 tarihinde güvenlik görevlilerinin işbaşı yapmak için fabrikanın kurulu olduğu yere geldiğini, ancak davacı şirket yetkilisi ...'un beyanı ile işle başlatılmadıklarını, bu durum karşısında güvenlik görevlilerinin o projedeki işlerine son verildiğini, davacı yanın bu davayı kötü niyetle açtığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden ödemelerin yapıldığını ve hizmetin verildiğini, usulsüz fesih sebebiyle 25/12/2011 tarihli sözleşmenin 6.3 maddesinde düzenlenen cezai şart gereği davacı borçlunun şirkete bir aylık hizmet bedeli + KDV fatura kesip gönderildiğini, bu faturaya itiraz edilmediği gibi ödemenin de yapılmadığını, ödenmeyen faturanın ... ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında takibe konulduğunu ve takibin kesinleştiğini, davacının açtığı davanın kötü niyetli olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde; aldırılan bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamına göre imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun denetime açık olduğu anlaşılmakla cezai şarta ilişkin düzenlenen hükmün yetkili temsilci tarafından düzenlenmediği ve geçersiz olduğundan, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacının kötü niyet tazminatının İİK 72/....maddesine göre davalının sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmayacağını bilebilecek durumda olduğu, takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili vermiş olduğu istinaf dilekçesi ile; taraflar arasında 3 yıl uygulanan bir sözleşmedeki cezai şartın geçersiz olduğu iddiasının kötü niyetli olduğunu, olmayan bir sözleşme ve verilmeyen bir hizmet nedeniyle üç yıl para ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve HUKUKİ SEBEPLER :
Dava; cezai şart alacağına dayalı olarak düzenlenen fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Davalı tarafça özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında cezai şart alacağına dayalı olarak icra takibinde bulunulmuştur.
Davacı tarafça ticari ilişki ve hizmet alımı kabul edilmekte ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ticari ilişkinin şifai sözleşme doğrultusunda yürütüldüğü iddia edilmektedir.
Davalı; taraflar arasında yazılı sözleşme olduğunu ispat edememiştir. Davalı sözleşmeye imza atanın şirket yetkilisinin temsilcisi olduğunu iddia etmektedir. Ancak bunun için temsilciliğe ait belge ibraz edememektedir. Davalı sözleşme imzalanırken basiretli tacir gibi davaranak imza atanın yetki belgesini incelemesi gerekirdi. Bu husus yerine getirilmediğinden ve sözleşme davacının yetkilisi tarafından imzalanmadığından sözleşme geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarakta cezai şart talep edilemez. Cezai şartın miktarı itibari ile de varlığının yazılı belge ile ispatı gerekir.
Bu nedenle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dosya kapsamı, ... ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... sayılı kararında mahkemenin hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmaması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
...-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 574,89 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 143,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 431,16 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan tutarın istek halinde davalıya iadesine,
4-Kararın bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile KESİN OLARAK karar verildi.
... ... ... ...
... ... ...
Başkan Üye Üye Z.Katibi
(e-imza) (e-imza) (e-imza) (e-imza)