Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Davacı tarafından, davalıya yapılan ticari kasa imalatı karşılığında düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında; davacı, davalının faturaya itiraz etmediğini, kısmi ödeme yaptığını ve kötü niyetli itirazının takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiş, mahkeme ise tarafların tacir niteliği, davanın ticari vasfı ve asliye ticaret mahkemesinin görevini değerlendirmeye almıştır.

T.C.
ANTALYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2026/304 EsasKARAR NO
: 2026/624DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 31/03/2026KARAR TARİHİ
: 08/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, davalıya ait ... plaka sayılı ... marka aracın kasa imalatı yapıldığını, yapılan iş karşılığında davalı adına fatura düzenlendiği ve söz konusu fatura e-fatura sistemi üzerinden davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturanın düzenlenmesi sonrasında faturaya ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca borcuna istinaden kısmi ödeme de gerçekleştirdiğini, bu durum borcun davalı tarafından kabul edildiğini açıkça gösterdiğini, davalı her ödeme talebinde borcunu kısa süre içerisinde ödeyeceğini beyan ederek ödemeyi sürekli ertelediğini, davalıdan bakiye alacağın tahsil edilememesi üzerine müvekkili tarafından Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... /... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takip konusu alacağın davalı adına düzenlenen faturalar, taraflar arasındaki cari hesap kayıtları ve ticari defterlerle uyumlu olup belirli ve likit bir alacak niteliğinde olduğunu, davalının e-fatura sistemi üzerinden kendisine iletilen faturaya gerek düzenlenme aşamasında gerekse sonrasında herhangi bir itirazda bulunmadığını, söz konusu alacak fatura ve ticari defter kayıtlarıyla sabit olan likit bir alacak olduğunu, davalı, ödeme emrinin tebliği üzerine ... tarihinde borcun tamamına, fer’ilerine ve faize karşı soyut ve genel nitelikte bir itirazda bulunduğunu, davalı tarafından herhangi bir somut gerekçe ileri sürülmediğini, davalı tarafından yapılan itirazın yalnızca icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, alacak likit nitelikte olduğundan, davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle duran icra takibi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenle İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... /... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ilamsız icra takip tarihinin ... , takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ... olduğu, takip konusunun ... NUMARALI E FATURA BAKİYE ALACAK VE İŞLEMİŞ FAİZ İSTEMİDİR. ... TL olduğu, takip çıkışının ... TL olduğu ve ilamsız icra takibinin borca itiraz nedeniyle ... tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır.Tarafların tacir araştırması yapılması için; Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na ve Antalya Defterdarlığına yazılan müzekkerelere verilen yanıt dosyamız arasına alınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava , itirazın iptali talebine yöneliktir.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1.maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/3197 Esas-2018/4836 Karar sayılı kararı)Tüm bu açıklamalara göre; eldeki davaya konu iş bakımından mutlak ticari dava koşullarının oluşmadığı anlaşılmış, nispi ticari dava olabilmesi için de her iki tarafın da tacir olması ve işi her iki taraf için de ticari iş olması gerekmektedir. Davacının gelen müzekkere cevapları doğrultusunda 'Treyler (Römork), Yarı Treyler (Yarı Römork) Ve Mekanik Hareket Ettirici Tertibatı Bulunmayan Diğer Araçların Parçalarının İmalatı (Bu Araçların Karoserleri, Kasaları, Aksları Ve Diğer Parçaları) ve ... tarihinde ... - Motorlu Kara Taşıtları İçin Karoser, Kabin, Kupa, Dorse Ve Damper İmalatı (Otomobil, Kamyon, Kamyonet, Otobüs, Minibüs, Traktör, Damperli Kamyon Ve Özel Amaçlı Motorlu Kara Taşıtlarının Karoserleri)' alanında faaliyet gösterdiğinin ve tacir olduğunun anlaşılması karşısında davalı ...'nın ... tarihinde faaliyetine başladığı ve ... tarihi itibari ile resen terk olduğu, bu tarihlerden sonra ticari ya da esnaf kaydının bulunmadığı, davacının tacir olması ve işin davacı bakımından tacir olmasının davanın niteliğini ticari davaya dönüştürmeyeceğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin davacı ve davalının sıfatı gereği Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE,2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine,5. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2026Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza