Nitelikli dolandırıcılık suçunda mükerrer dava nedeniyle davanın reddi ve resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımıyla düşme kararı verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesi ilamı.
Özet: Sanığın, kardeşinden habersizce ele geçirdiği boş çeki kendi adına düzenleyerek resmi belgede sahtecilik ve bir başka kişiye satın aldığı un karşılığında sahte çek vererek nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen davada; resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilirken, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ise aynı eylem nedeniyle sanık hakkında daha önce açılıp kesinleşmiş bir davanın bulunması sebebiyle mükerrer dava olarak değerlendirilerek bozulmuş ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2022/1323 E.  ,  2026/6335 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2021/1 E., 2021/283 K.
SUÇLAR
:Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ile kardeşi olan katılan ...'ın ... ili ... ilçesinde ortak olarak bir fırın işlettikleri, sanığın katılan ...'ın ceketinin cebinden haberi olmaksızın bir şekilde ele geçirdiği boş çek koçanını alıp yetkisi olmadığı halde 8.437 TL bedelli olacak şekilde kendi namına düzenleyerek arkasını da ciro ettikten sonra diğer katılan ...'e verdiği, çekin karşılıksız çıkması üzerine çek keşidecisi katılan ... tarafından imzalanmadığının anlaşıldığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan ...'ın bozma sonrasında alınan beyanında, sanığa sadece bir kez un verdiğini, aralarında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, sanığın bu alışverişe istinaden suça konu çekle birlikte bir çek daha verdiğini belirtmesi; UYAP kayıtlarında yapılan incelemede ise sanık hakkında, katılandan satın aldığı un karşılığında 8.500,00 TL bedelli sahte çeki verip, menfaat temin ettiği iddiasıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2015 tarihli ve 2015/5692 Esas sayılı iddianamesi ile Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/248 esasına kayden kamu davası açıldığı, yargılama sonuda 07.03.2016 tarihli ve 2016/90 Karar sayılı kararla bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2021/3262 Esas, 2021/6881 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, katılan ...'a yönelik tek bir dolandırıcılık eyleminin olduğu, dolayısıyla, temyize konu davanın mükerrer nitelikte dava olduğu, 5271 sayılı CMK’nın 223/7 maddesi uyarınca davanın reddi koşullarının oluştuğundan davanın reddi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.