Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, sanık müdafiinin süre ve suçtan zarar gören vekilinin sıfat yokluğundan temyiz istemlerinin reddi kararlarının onanması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi ve suçtan zarar gören vekilinin başvurusunun sıfat yokluğundan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin temyiz istemini süresinde olmadığı, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istemini ise ilgili suç açısından mağdur sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddeden bölge adliye mahkemesi ek kararlarının Yüksek Mahkemece oy birliğiyle onanmasıyla sonuçlanan hukuki süreci özetlemektedir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiASIL KARAR TARİHİ
: 12.02.2024EK KARAR TARİHİ
: 03.07.2024, 01.10.2024KARAR SAYISI
: 2022/1725 E., 2024/448 K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun sıfat yönünden reddi, esastan retEK KARARLAR
: Temyiz isteminin süre ve sıfat yönünden reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, esastan retBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir ve temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz edenlerin ek kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Temyizin kapsamına göre; İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2020/274 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2, 62, 52... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2022/1725 Esas, 2014/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, suçtan zarar gören vekilinin istinaf başvurusunun ise 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 03.07.20 24... .10.2024 tarihli, 2022/1725 Esas, 2023/448 Karar sayılı ek kararları ile sanığın ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz başvuruları hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin reddine” dair kararlar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyizi; müvekkili hakkında mahkûmiyete yeterli delil olup olmadığının araştırılması gerektiğine ilişkindir.Suçtan zarar gören vekilinin temyizi ise; sıfat nedeniyle verilen ret kararının hatalı olduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEA.Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden;1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, sanığın ve müdafii ...'ın yokluğunda verilen 12.02.2024 tarihli esastan ret kararının, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine uygun olarak 02.04.2024 tarihinde sanık müdafine tebliğ edildiği ve sanık müdafii ...'ın kararı süresinden sonra 10.06.2024 tarihinde temyiz ettiği, her ne kadar tebliğnamede kararın ayrıca sanığa tebliğ edilmemesinin usulü bir eksiklik olduğu belirtilerek sanık müdafiinin süresinden sonraki temyizi usule uygun kabul edilip esastan inceleme yapılması gerektiği yönünde görüş serdedilmiş ise de; Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün sanık müdafiince süreden sonra temyiz edildiği gibi sanık tarafından da hiç temyiz edilmediği dikkate alındığında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.2.Sanık müdafiinin 02.04.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 10.06.2024 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.B. Suçtan Zarar Gören Vekilinin Temyizi Yönünden;Yargılama konusu suç yönünden suçtan zarar gören kurumun suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı CMK’nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, inceleme konusu ek kararda hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 03.07.20 24... .10.2024 tarihli, 2022/1725 Esas, 2023/448 Karar sayılı ek kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARLARIN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.07.2025 tarihinde karar verildi.