Kısmi askı ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında, Orman İdaresinin tüm taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili talebinin kısmen kabul edilmesine karşı temyiz.
Özet: Dava konusu, kadastro tespitiyle malikleri belirlenen taşınmazların orman vasfında olup olmadığına ilişkin olup; ilk derece mahkemesinin askı ilanı süresi dolmadan açıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararı, Orman İdaresinin hukuki yararı bulunduğu belirtilerek Yargıtay tarafından bozulmuş, bozma sonrası yeniden görülen davada mahkemece taşınmazların bir kısmının orman vasfıyla hazine adına tesciline karar verilmişken, davacı Orman İdaresi tüm taşınmazların orman olduğu iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2019/58 E., 2022/7 K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, ... ili ...köyü çalışma alanında bulunan 1 06... , 896, 897, 898, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 9 07... ada 1 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar Kadastro Mahkemesinde davalı oldukları belirtilmek suretiyle malik haneleri açık şekilde tespit edilmiştir.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ..., ... , ... ve ... köylerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 ve 8. maddeleri uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığını, bu çalışmaların 12.09.2015 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince 30 gün süre ile askıya çıkarıldığını, işletme müdürlüklerince oluşturulan komisyon tarafından yapılan inceleme sonucunda ... ili ...köyü G 37... -c paftasında bulunan 1 01... parsel sayılı orman parseline sınır içinde tescil harici olarak (TH-5) ve (TH-6) şeklinde gösterilen alanların bir kısmının orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2015/35 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkisinin 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlendiği, aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca kadastro sonuçlarının 30 gün süre ile askı ilanına çıkarılacağı ve bu süre içinde itirazı bulunanların dava açabilecekleri, somut olayda ise davanın, kadastro sonuçlarının 30 günlük askı ilanı süresi beklenmeksizin açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan 20. Hukuk) Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/12808 Esas, 2019/2366 Karar sayılı ilamıyla "davacı ... İdaresinin dava dilekçesine ekli krokide gösterilen sınırlar içinde kalan taşınmazlar hakkında dava açmakta hukuki yararı bulunduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, 1 06... parsel sayılı 7.780,56 m² yüzölçümlü bahçe vasfındaki taşınmazın muris ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 3.777,52 m² yüzölçümlü taşınmazın ... adlarına; 1 06... parsel sayılı 2.131,06 m² yüzölçümlü taşınmazın ... ile muris ... ve ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 1.820,41 m² yüzölçümlü taşınmazın muris ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 2.074,33 m² yüzölçümlü taşınmazın ... ile muris ... ve ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 1.804,47 m² yüzölçümlü taşınmazın ... adlarına; 1 06... ve 902 parsel sayılı taşınmazların muris ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 1.531,13 m² yüzölçümlü taşınmazın muris ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 2.478,22 m² yüzölçümlü taşınmazın muris ... ve ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 1.302,40 m² yüzölçümlü taşınmazın muris ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... adlarına payları oranında; 1 06... parsel sayılı 1.283,69 m² yüzölçümlü taşınmazın muris ... mirasçıları adlarına payları oranında; 1 06... parselin krokisinde (907/B) ile gösterilen kısmın tarla vasfı ile ..., ... ve ... mirasçıları adlarına payları oranında ve 1 07... parselin krokisinde (1/B) ile gösterilen kısmın tarla vasfıyla ... mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline, 1 06... parselin krokisinde (907/A) ile gösterilen 2.596,65 m² yüzölçümlü kısmın orman vasfıyla Hazine adına ve 1 07... parselin krokisinde (1/A) ile gösterilen 3.899,76 m² yüzölçümlü kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tamamının orman vasfında olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kısmi askı ilan süresi içerisinde açılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 298/2. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesince tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın içeriğinin birbirine uyumlu olması zorunludur. Bu zorunluluk; açık, adil ve güvenli yargılanma ilkelerinin gereğidir. Kararların farklı ve kendi içinde çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durum 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince yazılan hüküm fıkrasında "davanın reddine" karar verildiği belirtilmiş ise de hükmün devamında dava konusu taşınmazlardan bir kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bir kısmının ise gerçek kişiler adlarına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Özellikle 1 06... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların krokide gösterilen bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline hükmedilmek suretiyle davanın bu kısımlar yönünden kabulüne karar verildiği halde, hüküm fıkrasının başında davanın reddine denilmek suretiyle hüküm sonucu ile gerekçesi arasında açık çelişki oluşturulmuştur.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; davanın kabul ve reddedilen bölümleri açıkça gösterilerek, her bir taşınmaz yönünden verilen kararların ayrı ayrı ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde hüküm altına alınmasından ibaret iken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına,7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.