10. Hukuk Dairesinin, serada yaşanan düşme sonucu meydana gelen yaralanmanın 5510 sayılı Kanun 13/b maddesi uyarınca iş kazası olup olmadığının tespiti davasında bozma sonrası verilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Bir işçinin 2017 yılında serada naylon çekerken geçirdiği ve ağır yaralanmasına neden olan olayın iş kazası olarak tespit edilmesi talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinafın davayı reddetmesi üzerine Yargıtay, 5510 sayılı Kanunun 13/b maddesi kapsamında yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesi kazayı iş kazası olarak kabul edince, davalılar menfaat çatışması ve eksik inceleme gibi iddialarla kararı yeniden temyiz etmiş olup, dosya, Yargıtayın önceki bozma kararına uyularak verilen hükmün usuli kazanılmış hak ilkesi doğrultusunda incelenmesi için ele alınmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/16413 E.  ,  2026/5353 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI
: 2023/244 E., 2025/121 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili ve davalılar ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.09.2017 tarihinde davalı işveren ...'a ait .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi .. Caddesinde bulunan sera bahçesinde yevmiye usulü ile sera üzerine naylon çekme işinde çalıştığını, çalışmakta olduğu sırada seranın üst kısmındaki camın kırılması neticesinde ayağı kayarak yere düştüğü ve iş kazası geçirdiğini, bunun sonucunda sol alt ekstremitede damat, kas ve sinir kesiği meydana geldiğini, ilk olarak .. Devlet Hastanesinde müdahale edildiğini, müdahalenin ardından .. ... ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini, acilen ameliyata alındığını, ardından ikinci ameliyata alındığını ve yoğun bakım ünitesinde gözlem altında tutulduğunu, müvekkilin ayağında oluşan hasarın iyileşmediğini ve tedavi işlemlerinin .. Hospital'da devam ettiğini, 21.08.2018 tarihinde yeniden ameliyata alındığını, bundan sonra da .. Tıp Merkezinde fizik tedavi ve rehabilitasyon yapıldığını bu süreçten sonra tekrar ameliyat olduğunu ve tekrar fizik tedavi gördüğünü belirterek dava konusu kazanın iş kazası olduğunun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin yapılmadığını, müvekkilinin davalı ile bir iş görüşmesi yapmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu seralarında ortağı ile birlikte çiftçilik yaptığını, müvekkilinin ... isimli kişi ile anlaştığını ve davacının ...'ın yanında çalışan yevmiyeci işçi olduğunu belirterek davanın iş kazası olmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan herhangi birisinde meydana gelmediğinden iş kazası olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemenin, olayın 5510 sayılı Kanun 13/1-a kapsamında iş kazası sayılamayacağına dair yaklaşımı yerinde ise de; Mahkemece yapılacak iş yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında, davacı istemi halinde olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin b fıkrası kapsamında iş kazası olup olmadığı araştırılıp irdelenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'nın 10.09.2017 tarihinde davalı ...'a ait serada çalışırken geçirdiği kazanın, 5510 sayılı Kanunun 13/b maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili
:
eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... ..den;
a. Davacı vekilince görevlendirilen Avukat ... ... ..’ın daha önce kendisinin Avukatı olduğunu ve menfaat çatışması bulunduğunu,
b.Bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini,
c.Olayın iş kazası olmadığını,
ç.Eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
3.Davalı ... vekili
:
a. Davacı vekilince görevlendirilen Avukat ... ... ... davacı vekilince görevlendirilen Avukat ... ... ...’ın daha önce kendisinin Avukatı olduğunu ve menfaat çatışması bulunduğunu,
b.Bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini,
c.Olayın iş kazası olmadığını,
ç.Eksik inceleme nedeniyle kararın bozulmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 10.09.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 Esas., 2006/521 sayılı Kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
2.5510 sayılı Kanun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)-(Değişik bend
:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)-Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)-(Değişik bend
:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanun'un 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)-Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların (a) bendi, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi yükümlüsü olanların (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 13. maddesinde, bazı durum ve koşullarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen veya ruhen engelli hale getiren olaylar iş kazası olarak nitelendirilip 4/1-(a) maddesine tabi sigortalılar yönünden sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, 4/1-(b) maddesine tabi kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalılar bakımından ise yürütmekte olduğu iş nedeniyle gerçekleşen olayın iş kazası olduğu açıklanmıştır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında İnceleme konusu eldeki dosyada, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece, bozma sonrası dinlenen tanık beyanı ile davacı ...'nın 10.09.2017 tarihinde davalı ...'a ait serada çalışırken geçirdiği kazanın, 5510 sayılı Kanun'un 13/b maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespitine, dair verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının kaza tarihi olan 10.09.2017 tarihinde ki sigortalılık kaydı araştırılmalı, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunup bulunmadığı yönünden, vergi kaydı bulunup bulunmadığı sorulmalı, mesleki faaliyeti dikkate alınmak suretiyle zabıta araştırması yapılmalı, ilgili dönemde aynı işi yapan kamu tanıkları re’sen tespit edilmeye çalışılarak beyanlarına başvurulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.