Danıştay, Tarım ve Orman Bakanlığının kuru incirde hidrojen peroksit tespitine yönelik enzimatik metot uygulamasının iptali istemiyle açılan davada, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle reddine karar verdi.
Özet: Bir şirket, Tarım ve Orman Bakanlığının kuru incirde hidrojen peroksit tespitine yönelik enzimatik metot uygulamasıyla ilgili düzenleyici işlemin iptalini talep etmiş; ancak mahkeme, dava dilekçesinde iptali istenilen düzenleyici işlemin (yönetmelik, genelge veya tebliğ gibi) tarih ve sayısının açıkça belirtilmemesi nedeniyle hangi işlemin hedef alındığı konusunda tereddüt oluştuğunu ve bu durumun dava dilekçelerinin usulüne uygun düzenlenmesi şartlarına aykırı olduğunu tespit etmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/3726 E.  ,  2025/3488 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: 2025/3726
Karar No
: 2025/3488
DAVACI
: ... Gıda Turizm İnşaat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... Bakanlığı
DAVANIN_ÖZETİ
: Tarım ve Orman Bakanlığının kuru incirde hidrojen peroksit uygulamasının tespitine yönelik enzimatik metot kullanılması şeklindeki düzenleyici işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, Bornova Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince 21/01/2025 tarihinde davacı şirkete ait işletmede Avrupa Birliği Kuru Meyve İhracatı kapsamında yapılan denetimde, üretimi yapılan Kuru İncir-Pulled ürününden alınan numunelerde İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde "Enzimatik Metot" kullanılmak suretiyle yapılan analizler sonucunda "Hidrojen Proksit" yönünden Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği limitlerine uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine, 5996 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 5. fıkrasına aykırı faaliyette bulunulduğundan bahisle, aynı Kanun'un 40. maddesinin (d) bendi uyarınca davacı şirkete idari yaptırım uygulandığı; davacı şirket tarafından, hidrojen peroksit uygulamasının tespitine yönelik analizlerde enzimatik metot kullanılması uygulamasına son verilmesi istemiyle yapılan 21/04/2025 tarihli başvurunun, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Konu" kısmında, Tarım ve Orman Bakanlığının kuru incirde hidrojen peroksit uygulamasının tespitine yönelik enzimatik metot kullanılması şeklindeki düzenleyici işleminin iptali istemine; "Sonuç ve Talep" kısmında, davalı idarenin kuru incirde hidrojen peroksit uygulamasının tespitinde enzimatik metot kullanılmasını öngören uygulamasının düzenleyici işlem niteliğinde olduğu ifade edilerek iptali istemine yer verildiği; dilekçenin herhangi bir yerinde, iptali istenilen düzenleyici işlemin (yönetmelik, genelge, tebliğ, vb.) tarih veya sayısına yer verilmediği gibi enzimatik metot uygulamasına dayanak olabilecek genel düzenleyici nitelikte herhangi bir idari karara yer verilmediği; bu haliyle, kuru incirde hidrojen peroksit seviyesinin tespitine yönelik analizlerde enzimatik metot kullanılması şeklindeki uygulamaya dayanak olan hangi düzenleyici işlemin iptalinin istenildiği noktasında tereddüt oluştuğu, eğer düzenleyici işlemin iptali isteniyorsa iptali istenen düzenleyici işlemin açıkça gösterilmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava dilekçesinde, iptali istenilen düzenleyici işlemin (yönetmelik, genelge, tebliğ vb.) tarih ve sayısıyla birlikte açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi, iptali istenilen düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemenin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin -menfaatini ortaya koyan bilgi ve belgeler de sunularak- ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2- Aynı Kanun'un 15. maddesinın 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3- Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 30/07/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.