Menfi tespit davasında davacının 1.300.000 TLlik bono ile ilgili feragat etmesi sonrası vekalet ücretinin AAÜT uyarınca belirlenmesine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, 1.300.000 TL bedelli bono takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı menfi tespit davasında, yargılama sürecinde davadan feragat etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davanın feragat nedeniyle reddine karar vererek davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmetmiş; bu karar istinaf edildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi, belirlenen yüksek vekalet ücretini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı bularak kaldırmış, davanın feragat nedeniyle reddine ve maktu vekalet ücretine karar vermiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücretine ilişkin bu kararı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2025/299 Esas, 2025/431 KararHÜKÜM
: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Alanya 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2024/303 E., 2024/91 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı ... lehine herhangi bir kambiyo senedi imzalamadığını, herhangi bir borcu olmadığını, söz konusu senedin müvekkilinden hile yoluyla alındığını, müvekkili ve davalı ...'ın .... İnş. Ltd. Şti.'nin ortağı ve şirketi müdürü olduklarını, davaya konu senetin şirketin yapmış olduğu inşaat projelerinde çalışan taşerona 2008 yılında yapılan sözleşmelere istinaden ödenmesi gereken ancak ödenmeyen hak edişler karşılığı teminat olarak düzenlendiğini, 2012 yılı içinde ...'ın şirketin bir kısım ortakları ile birlikte hareket ederek, şirkete ait malları kurduğu paravan şirketlere aktardığını, takibe konu senette bedel kaydının bulunmadığını, haksız bir icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davacının Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2013/352 E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davalı hakkında %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin keşideci ile lehdar arasındaki hukuki ilişkide taraf olmadığını, senedi lehtarından ciro yolu ile iktisap ettiğini, söz konusu senedin yapılan satış işlemi dolayısı ile tümüyle dolu ve imzalı olarak protokol imzası sırasında şahitler huzurunda ... tarafından ciro edilmek suretiyle müvekkiline devir ve teslim edildiğini ileri sürerek, davanın reddine, davacı borçlu aleyhine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sunulan hususların tümüyle gerçek dışı, yasal dayanaktan yoksun, soyut olarak kurgulanmış, cürüm atfı niteliğindeki hayatın olağan akışına aykırı iddialar olduğunu, edinilen borçların hiçbir zaman senet ile ödenmediğini, genel olarak çek ya da gayrimenkul verilmek suretiyle borçların ödendiğini ifade ederek, davacının davasının reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça keşideci borçlu tarafından Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2013/352 E. sayılı takip dosyasına dayanak keşidecisinin davacı, lehdarının davalı ..., ciranta ve son hamilin davalı ... olduğu 1.300.000,00 TL bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine dair menfi tespit istemiyle eldeki dava açılmış ise de davacı asilin 22.11.2024 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine, davadan feragat yargılamanın ilk oturumundan sonra vuku bulduğundan 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında alınması gereken 285,07 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 2.220,10 TL peşin harçtan mahsubuyla fazladan alınan 1.935,03 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği 194.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı asil tarafından istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6. maddesi dikkate alınarak davalılar lehine 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken harç ikmali yapılmamış olmasına rağmen dava değerinin 1.313.694,52 TL olduğu dikkate alınarak bu bedel üzerinden hesaplanan 194.000,00 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 6. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.