Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, Euro bazlı faturalardan kaynaklanan kur farkı alacağı ve icra takibi masraflarına ilişkin itirazın iptali kararı.
Özet: Davacı, Euro bazında düzenlenen sözleşme ve faturalara rağmen davalının Türk Lirası ve Dolar cinsinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki kurdan çevrilmesiyle oluşan kur farkı alacağı ile icra takibine konu edilen ancak ödeme sonrası icra masrafları ve avukatlık ücreti ödenmeyen faturadan kaynaklı alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptaliyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:18/04/2023
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:21/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, davalı tarafından 16/10/2021 tarihli, ... nolu, 1.609,52 Euro tutarlı ve 04/03/2022 tarih, ... nolu, 18.112,74 Euro tutarlı kur farkı fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ... tarih saat ...'de icra takibine geçildiğini, icra takibi başlatıldıktan sonra saat 14.20'de davalı tarafça müvekkilinin ... Banka hesabına 16/10/2021 tarih, ... nolu fatura bedeli olan 1.609,52 Euro'nun ödendiğini, ödemeden sonra davalı borçlunun vekili aracılığıyla borca ve faize itiraz edildiğini, borçluların yasal süredeki itirazı nedeniyle icra müdürlüğü tarafından İİK'nın 66. maddesi gereğince icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça 16/10/2021 tarihli, ... nolu, fatura bedeli olan 1.609,52 Euro'nun ... tarihinde ödendiğini, ancak bu alacak yönünden takip masraflarının, takip harçlarının ve icra vekalet ücretinin ödenmemesi sebebiyle işbu davanın açıldığını, Antalya ili, Kemer ilçesi, ...'da yapılacak ... yangın algılama sisteminin, zayıf akım sistemlerinin icmalinin, genel ses ve anons sisteminin, ... (...) sisteminin ve Honeywell geçiş kontrol sisteminin (access control system) malzemelerinin satışı ve işçilik konusunda Euro olarak (Kdv hariç) 2 adet fatura düzenlendiğini, teklif formlarının davalı şirket tarafından imzalanması üzerine taraflar arasında akdi ilişki kurulduğunu, teklif formlarına istinaden müvekkilince döviz karşılığı malların satışının yapıldığını, faturaların o günkü döviz kuru üzerinden Euro olarak düzenlendiğini ve faturada Vergi Kanunu uyarınca TL karşılığı gösterildiğini, ayrıca cari hesabın Euro üzerinden düzenlendiğini, Euro dışında yapılan TL ve Dolar ödemelerinin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak, Euro'ya çevrilerek cari hesaba işlendiğini ve malzeme teslim tutanakları karşılığında malzemelerin davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafından müvekkiline gönderdiği e-faturaların cari hesaba işlendiğini, ancak davalı tarafça cari hesabın TL üzerinden düzenlemesi nedeniyle tarafların düzenlediği cari hesaplarda farklar oluştuğunu, taraflar arasındaki anlaşmanın ve faturaların Euro olarak düzenlenmesi nedeniyle Euro üzerinden hesaplama yapılarak hatalı durumun düzeltilmesinin e-mail yazışma yolu ile davalı taraftan talep edildiğini, ancak olumlu yanıt alınamadığını, davalı tarafın Euro dışında yaptığı TL ve USD ödemelerin ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak yabancı paraya çevrilmesi sonucunda fatura tarihindeki yabancı para ile arada fark meydana gelmesi nedeniyle davacı tarafça ... Hotel için kesilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu faturalara istinaden icra takibine konu edilen 04/03/2022 tarih, ... nolu ve 18.112,74 Euro tutarlı Kur Farkı faturası düzenlenerek davalı tarafın e-fatura adresine 04/03/2022 tarihinde gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından Euro olarak düzenlenerek davalı şirkete gönderilen faturalara bugüne kadar itiraz edilmediğini, davalı tarafça kur farkı faturasına Antalya 1. Noterliğinin 16/03/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 8 günlük süre geçirildikten sonra itiraz edildiğini, taraflar arasındaki teklif formlarının Euro olarak düzenlendiğini ve faturalara konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması nedeniyle davalının TL ve Dolar cinsinden yaptığı ödemelerin, ödeme tarihindeki Euro kuru dikkate alınarak yabancı paraya çevrildikten sonra fatura tarihindeki yabancı para ile arada meydana gelen farktan dolayı davalı tarafın sorumlu olacağını, bu nedenle davalının müvekkili şirkete 04/03/2022 tarih, ... nolu kur farkı faturasından dolayı 18.112,74 Euro borcu bulunduğunu belirterek, davanın kabulü ile İİK'nın 67. maddesi gereğince Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine konu edilen 16/10/2021 tarih, ... nolu, fatura bedeli olan 1.609,52 Euro alacak yönünden 3.964,46 TL icra vekalet ücretinin, 132,14 TL takip harcının toplamı 4.096,60 TL yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edilmesi sebebiyle, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince takibe konu asıl alacağın %20‘sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, taraflar arasında borcun yabancı para cinsinden ödeneceğine ve kur farkı yansıtılacağı hususlarının bir arada yer aldığı yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili tarafından 16/10/2021 tarih, ... nolu, 1.609,52 Euro tutarlı faturanın ... tarihinde ödendiğini, bunun haricinde müvekkilinin iddia edilen 04/03/2022 tarih, ... nolu, 18.112,74 Euro tutarlı kur farkı fatura bedeline ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu 09/04/2020 ve 07/05/2020 tarihli teklif formlarının müvekkili şirket tarafından imzalanması üzerine taraflar arasında akdi ilişki kurulduğu şeklindeki iddiaların yersiz olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın düzenlemiş olduğu 04/03/2022 tarih, ... nolu, 18.112,74 Euro tutarlı kur farkı faturası bedelini müvekkili şirketten istemesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, zira müvekkilinin söz konusu alacağa kur farkı yansıtılacağına dair bir kabulünün de bulunmadığını, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinden haberi olmaksızın ödeme yapıldığını, icra takibinin ... tarihinde saat ...'de başlatıldığını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin ise aynı gün saat 14.20'de yapıldığını, görüleceği üzere icra takibi ile ödeme arasında sadece 29 dakika bulunduğunu, bu nedenlerle söz konusu ödemeden sonra icra takibi halen devam ettiği için müvekkili şirketin borca ve faize itiraz ettiğini, müvekkilinin yasal sürede yapmış olduğu borca itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, dolayısıyla 16/10/2021 tarihli, ... nolu, 1.609,52 Euro tutarlı fatura alacağı yönünden müvekkilinin takip masrafları, takip harçları ve icra vekalet ücreti nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, söz konusu davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...takibin ... tarihinde saat 13:51'de başlatıldığı, davalının yaklaşık yarım saat sonra 14:20'de takip konusu faturalardan 1.609,52 Euro bedelli fatura borcunu banka kanalı ile ödediği, eldeki davanın bu faturadan kaynaklı alacağın ferilerine yapılan itiraz ile diğer fatura konusu 18.112,74 Euro'luk asıl alacak ve ferilerine yapılan itirazın iptali için açıldığı anlaşılmıştır. Takipten sonraki ödemelerde borçlu taraf icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile işlemişse faizini de ödeyerek borçtan kurtulabilir. Somut olayda 1.609,52 Euro'luk fatura alacağının takipten sonra ödenmesi sebebiyle davalı borçlu bu alacak yönünden icra takip masrafları ve vekalet ücretinden sorumludur. Bu nedenle bu kalem asıl alacağın ferilerine yapılan itiraz haksız bulunarak iptaline karar verilmiştir. Diğer fatura alacağı olan 18.112,74 Euro alacak yönünden yapılan incelemede; faturanın kur farkı alacağına ilişkin olduğu, davalı her ne kadar ticari ilişkinin Euro üzerinden yürüyeceği konusunda yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını savunsa da dava dilekçesine ekli ve davalı tarafça inkar edilmeyen 09/04/2020 tarihli teklif metninde davacı şirket tarafından yapılan teklifin Euro üzerinden yapıldığı, davalı tarafça teklif metninin herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin imzalandığı, bu şekilde icap kabulle sözleşmenin kurulduğu anlaşılmıştır. Bunun yanında taraf defterlerini inceleyen bilirkişi raporunda defterlerin usulüne uygun olduğu, ilişkinin Euro üzerinden seyrettiği tespit edilmiş, hatta davalının takip tarihinde yaptığı ödemenin Euro olarak yapıldığına işaret edilmiştir. Dolayısıyla davacının Euro üzerinden seyir eden ticari ilişkide varsa kur farkından kaynaklı alacaklarını talep etmekte hakkının olduğu anlaşılmıştır. Hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olması sebebiyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının kur farkından kaynaklı 20.804,70 Euro tutarında alacaklı olduğu anlaşılmış, taleple bağlılık ilkesi gereğince düzenlenen ve talep edilen 18.112,74 Euro'luk fatura alacağına yapılan itirazın da iptali ile neticeten davanın tam kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında borcun yabancı para cinsinden ödeneceği ve kur farkı yansıtılacağı hususlarının bir arada yer aldığı yazılı bir anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu 09/04/2020 ve 07/05/2020 tarihli teklif formlarının müvekkili şirket tarafından imzalanması üzerine taraflar arasında akdi ilişki kurulduğu şeklindeki iddianın yersiz olduğunu, söz konusu teklif formlarının hukuken Yargıtay'ın kur farkı istenebilmesi için öngördüğü niteliklere sahip olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında bu neviden yazılı bir anlaşma bulunmadığının sabit olduğunu, kaldı ki alacağın yabancı para cinsinden ödeneceği ve kur farkı yansıtılacağı hususlarının davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin iddia edilen 04/03/2022 tarihli 18.112,74 Euro tutarlı kur farkı fatura bedeline ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, 16/10/2021 tarihli faturanın bedeli olan 1.609,52 Euro'nun ... tarihinde ödendiğini, müvekkilinin, hakkında başlatılan icra takibinden haberi olmaksızın ödeme yaptığını, icra takibi ile ödeme arasında 29 dakika bulunduğunu, dolayısıyla 16/10/2021 tarih, 1.609,52 Euro tutarlı fatura alacağı yönünden de müvekkilinin takip masrafları, takip harçları ve icra vekalet ücreti nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, faturaların Euro üzerinden düzenlenmiş olmasına, Euro üzerinden imzalanan teklif formuna göre tarafların ticari ilişkiye devam etmesine, son ödemenin dahi Euro üzerinden yapılmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 20.597,11 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 5.149,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.447,84 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...