Uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi sonrası tebligat usulsüzlüğüyle verilen durma kararının kanun yararına bozulması isteminin değerlendirilmesi.
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçuyla ilgili olarak hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen şüphelinin denetim yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle açılan davada, yerel mahkeme, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin tebligatların usulüne uygun yapılmadığı ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar vermiş; ancak kanun yararına bozma isteminde, ilk erteleme kararının ve denetim şartlarının şüphelinin eşine yapılan tebligatla usulüne uygun olarak bildirilmesi nedeniyle, yerel mahkemenin kovuşturma şartının gerçekleşmediği yönündeki durma kararının hatalı olduğu savunulmaktadır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: 2019/596 E. 2020/259 K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaKARAR
: Kamu davasının durmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 53 maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 15.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.01.2025 tarihli ve 2024/7139 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2025 tarihli ve KYB-2025/16782 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/07/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/55 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, şüphelinin denetim yükümlülüklerine uymaması üzerine, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/2432 esas, 2019/2011 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının durması üzerine, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2021 tarihli ve 2020/7618 soruşturma, 2021/232 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verildiği, yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın verilmesinin sanki yeni bir denetimin başlayacağı anlamına geldiği ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğinin hatalı olması veya denetimin eksik ya da hatalı uygulanması durumunda iddianamenin iadesi ya da durma kararı veren mahkemenin kararını takiben yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine gerek olmadığı, temelde bir tane kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın bulunması gerektiği ve bu kararın infazının usulüne uygun yapılması gerektiği, bu bağlamda somut olayda yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi yerine önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar ile verilen denetimin infazına devam edilmesi gerektiği, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2021 tarihli ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verilmesinin hatalı olduğu, verilen bu ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ve belirtilen karar dayanak alınarak sonradan verilen kararların yok hükmünde olduğu, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/07/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/55 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın dayanak alınması gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında inceleme konusu 19/06/2019 tarihinde işlemiş olduğu suç sebebiyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/55 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 13/11/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/2432 esas, 2019/2011 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2020 tarihli kararı ile, sanığa denetimli serbestlik şubesince 2 kez ihtarlı davetiye tebliğ edildiği ancak her iki tebligatın da 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiğinden sanığın esasen öğrenmediği bir durumdan sorumlu tutulamayacağı, sanığın yabancı uyruklu olduğu ve huzurda alınan beyanlarından hakkında verilen karardan haberdar olmadığı, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesinde ''Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi'' şeklinde düzenlenen kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirildiği ancak buradaki tebligatın da 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de,Dosya kapsamına göre, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2019 tarihli ve 2019/4274 soruşturma, 2019/55 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanığın mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi şerhiyle 07/08/2019 tarihinde tebliğe çıkartılmış ise de, anılan tebligatı aynı konutta oturan şüphelinin eşinin teslim aldığı, akabinde şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde müracaat etmesine dair Kırşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının 30/07/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin 10 gün içinde Müdürlüğe müracaat etmemesi nedeniyle uyarılı çağrı yazısının da 21/09/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve şüphelinin Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 22/10/2019 tarihli komisyon kararı ile kaydın kapatılmasına karar verildiği, bu haliyle belirtilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve işlemlerin usulüne uygun olarak yürütüldüğü, tüm uyarılara rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmayan şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilmesi gerektiği cihetle, Mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 19.06.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2019 tarihli ve 2019/4274 Soruşturma, 2019/55 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararı kaldırılarak Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli ve 2019/9069 Soruşturma, 2020/133 Esas, 2020/116 sayılı iddianamesi ile Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,C. Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli ve 2019/596 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında tebligatların usule uygun olmaması sebebi ile kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 15.10.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.D. Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli kararı ile kamu davasının durması üzerine, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2021 tarihli ve 2020/7618 Soruşturma, 2021/232 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verildiği, yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın verilmesinin yeni bir denetimin başlayacağı anlamına geldiği ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğinin hatalı olması veya denetimin eksik ya da hatalı uygulanması durumunda iddianamenin iadesi ya da durma kararı veren mahkemenin kararını takiben yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine gerek olmadığı, sanık hakkında bir tane kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın bulunması gerektiği ve bu kararın infazının usulüne uygun yapılması gerektiği, somut olayda yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi yerine önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar ile verilen denetimin infazına devam edilmesi gerektiği, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2021 tarihli ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının verilmesinin hatalı olduğu, verilen bu ikinci kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ve belirtilen karar dayanak alınarak sonradan verilen kararların hukuken geçersiz olduğu, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.07.2019 tarihli ve 2019/4274 Soruşturma, 2019/55 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın dayanak alınması gerektiği değerlendirilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında inceleme konusu 19.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu suç sebebiyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2019 tarihli ve 2019/4274 Soruşturma, 2019/55 Karar sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile sanığın denetim süresi içerisinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli ve 2019/4274 Soruşturma, 2019/2432 Esas, 2019/2011 Karar sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli kararı ile, sanığa denetimli serbestlik şubesince 2 kez ihtarlı davetiye tebliğ edildiği ancak her iki tebligatın da 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21. maddesine göre tebliğ edildiğinden sanığın tebligatı öğrenmediği bir durumdan sorumlu tutulamayacağı, sanığın yabancı uyruklu olduğu ve huzurda alınan beyanlarından hakkında verilen karardan haberdar olmadığı, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 191/4-a maddesinde ''Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi'' şeklinde düzenlenen kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği ayrıca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak kesinleştirildiği ancak yapılan tebligatın da 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de,Dosya kapsamına göre, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2019 tarihli ve 2019/4274 Soruşturma, 2019/55 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanığın MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi şerhiyle 07.08.2019 tarihinde tebliğe çıkartılmış ise de, tebligatı aynı konutta oturan şüphelinin eşinin teslim aldığı, şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde müracaat etmesine dair Kırşehir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının 30.07.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şüphelinin 10 gün içinde müdürlüğe müracaat etmemesi nedeniyle uyarılı çağrı yazısının da 21.09.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması nedeniyle 22.10.2019 tarihli komisyon kararı ile kaydın kapatılmasına karar verildiği, bu haliyle belirtilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve işlemlerin usulüne uygun olarak yürütüldüğü, tüm uyarılara rağmen Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmayan şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, Mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kırşehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2020 tarihli ve 2019/596 Esas, 2020/359 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi....