Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamaları içeren karmaşık bir davada, 11. Ceza Dairesi bir mahkumiyeti onarken, sanık ölümü, zamanaşımı ve delil yetersizliği nedeniyle diğer hükümlerde bozma ve düşme kararları verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini usul ve yasaya uygun bularak onarken, vefat eden diğer bir sanık hakkındaki tüm kamu davalarını düşürmüş; iki sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarını ise dava zamanaşımı nedeniyle düşürmüş; son olarak, sanığın suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suç kastının belirlenemediği gerekçesiyle sahte çekle nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum edilen başka bir sanık hakkındaki hükmü bozarak beraat etmesi gerektiğine işaret etmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/30379 E.  ,  2026/6311 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2015/231 E. 2016/26 K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında her iki suç yönünden, sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ...'in UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 21.03.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, sanıklar ... ve ...'e yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 13.03.2011 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıkların temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkında ölüm nedeniyle, sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3) Sanık ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların birlikte hareket ederek katılandan satın aldıkları mermer karşılığında suça konu ... ... Şubesi'ne ait keşidecisinin ... Eğitim Öğretim Hizm. Ltd. Şti olduğu, 16.500 YTL bedelli tamamen sahte çeki vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, suça konu çeki kendisinin düzenlemediğini, soruşturma beyanında çeki sanık ...'dan aldığını, kovuşturma aşamasında da sanık ... söylemesi ile ... aldığını, çeki ciro ederek katılana verdiğini söylediği, alınan bilirkişi raporunda, çekin ön yüzündeki yazıların sanık ...'e ait olduğunun tesbit edildiği, çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine çek bedelinin sanık ... tarafından ödenmesi karşısında; diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine dair sanığın savunmalarının aksini gösterir ve atılı suçlardan cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın suç işleme kastı belirlenemediğinden sanığın beraati yerine hatalı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle, BOZULMASINA,
10.06.2026 tarihinde karar verildi.