Bozma sonrası güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmünde, sanığın ceza erteleme yönündeki kazanılmış hakkının ihlali üzerine Yargıtay hükmü düzelterek onadı.
Özet: Güveni kötüye kullanma suçundan mahkûm edilen sanık hakkında, önceki hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanık lehine oluşan cezanın ertelenmesi hükümlerinin kazanılmış hak teşkil ettiğini göz ardı ederek bu hakkı ihlal eden yerel mahkeme kararını Yargıtay, yeniden yargılama gerektirmeyen nitelikte olması sebebiyle düzelterek, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi ve denetim süresi belirlenmesi ile ilgili hükümlerin eklenmesi, ertelenen ceza sebebiyle uygulanamayacak bazı hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin ise çıkarılması suretiyle onamıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: 2025/200 E., 2026/194 K.SUÇ
: Güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/555 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulup, 1 ay 20 gün hapis ve 20 TL adli para cezasına hükmolunduğu, hapis cezasının ertelenmesine ve cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresinin belirlenmesine, karar verildiği, bu hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.01.2025 tarihli ve 2024/1477 Esas, 2025/1060 Karar sayılı ilamıyla, bozulduğu, Mahkemesince yapılan yargılamada ceza miktarı yönünden kazanılmış hak korunurken, bozma ilamı öncesi hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, erteleme hükümlerinin sanık lehine 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma sonrası verilen kararda erteleme yönünden kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunarak, "Sanığın geçmişteki hali itibari ile olay tarihinden önce herhangi bir suç kaydının bulunmadığı yargılama sürecindeki pişmanlık ve tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemenin kanaatinin olumlu kanaatinin oluşması ve sonraki suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararında da verilen cezanın ertelendiği dikkate alınarak TCK'nın 51 uyarınca sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ERTELENMESİNE, Cezası ertelenen sanık hakkında 1 yıl denetim süresinin belirlenmesine, Denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve görevlilik haline hükmetmeye YER OLMADIĞINA, Denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğine karar verileceğinin bu süreyi iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezasını infaz etmiş sayılacağının sanığa bildirilmesine, TCK 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olması sebebi ile TCK 53/1 maddesinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA," ibarelerinin eklenmesi ve hükmün fıkrasında yer alan "sanığın 5237 Sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c)(c) bendinde yeralan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" cümlesinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.