Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûm edilen sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması nedeniyle Yargıtayın bozma kararı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilen sanık hakkında, suçun sübutu ve delillerin değerlendirilmesi açısından ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarında isabetsizlik bulunmadığı belirtilmekle birlikte, sanığın olayda ele geçirilen uyuşturucu madde sonrasında aleyhinde tanık beyanı dışında yeterli delil olmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi sebebiyle Türk Ceza Kanununun 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmediği için yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2017/2119 E., 2017/2213 K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Olay yerinden kaçan şahsın araştırılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,İlişkindir.III. GEREKÇETemyiz formu ve Uyap kayıtlarına göre, "2017/2213" olduğu anlaşılan istinaf karar numarasının, karar başlığında "2017/2113" olarak yazılması, Mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.Sanığın, açık kimliği tespit edilemeyen bir şahıs ile birlikte, olay günü tanık ...'ün çalıştığı kargo firmasına giderek, içerisinde suça konu hapların olduğu kutuyu, açık kimliği bilinmeyen ... isimli kişiye yollamak istediği, tanık ...'ın şüphe üzerine kutuyu açmak istediği sırada kimliği tespit edilemeyen şahsın kaçtığı, sanığın kaçmadığı, daha sonra tanığın, olay yerine gelen polislere sanığı ve hapları teslim ettiği olayda; suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde tanık ...'ın beyanı dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği,Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2026 tarihinde karar verildi.