11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlamalarıyla ilgili davalarda, katılan sıfatıyla temyiz hakkını kabul ederek beraat hükümlerini kısmen onarken, vekalet ücreti noksanlığını düzelterek ve bazı suçlarda olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Bu yargı kararında, Sosyal Güvenlik Kurumunun suçtan zarar gören sıfatıyla katılan olarak kabul edilmesinin ardından, çoğu sanık hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık beraat kararları, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle onanmış; ancak vekille temsil edilen iki sanık hakkında aynı suçtan verilen beraat kararında eksik bırakılan vekalet ücreti hükmü düzeltilerek onama yapılmış; birçok sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davaları ise, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29812 E.  ,  2026/6264 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2014/262 E., 2015/449 K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, düzelterek onama
1. Her ne kadar tebliğnamede Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyizinin reddi yönünde görüş bildirilmiş ise de yargılama sırasında duruşma davetiyesi ile gerekçeli kararın kurum ile vekalet ilişkisi sona erdiği anlaşılan avukat ... tebliğ edildiği, asıl vekalet işleminin avukat ... isimli bir başka avukat tarafından yürütüldüğü, bu avukatın da kararı öğrenmeyle temyiz ettiği anlaşılmış olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık bu Kanun'a göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve hükümleri temyiz eden şikâyetçi kurumun katılan, vekilinin de katlan vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.
2.Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin (sanıklar müdafilerinin vekâlet ücreti ile sınırlı olarak) hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Katılan Vekilinin Temyizine İlişkin;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Katılan Vekilinin ve Sanıklar Müdafilerinin Temyizine İlişkin;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine ayrı ayrı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına “Sanıklar ... ile ...'ın kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından 3.600,00'er TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Katılan Vekilinin Temyizine İlişkin;
Sanıklara yüklenen ''özel belgede sahtecilik'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 01.01.2010 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.