Yargıtay, hakaret suçunda matufiyet şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanığın beraat kararını usul hatasını düzelterek onamış, katılanın temyizini reddetmiştir.
Özet: Hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının istinaf incelemesinden sonra temyiz edilmesi üzerine yapılan değerlendirmede, sanığın yaptığı yorumun katılana yönelik olduğu kesin olarak anlaşılamadığından hakaret suçunun matufiyet unsurunun oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu ancak beraat kararının yasal dayanağındaki maddenin düzeltilmesi gerektiği belirtilerek katılan vekilinin temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2024/763 E. 2024/404 K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğunu ileri sürerek beraat kararının bozularak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına yöneliktir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın ... uygulaması üzerinden yaptığı yorumun duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmaması" nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasından "... hakaret suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca" ibaresinin çıkartılıp yerine "sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2026 tarihinde karar verildi.