Akaryakıt bayilik sözleşmesi ihlali sonrası oluşan cari alacak ve intifa bedeli borcunun, ipotek ve intifa hakkı teminatıyla yeni malikten tahsili davası.
Özet: Bir akaryakıt dağıtım şirketi olan davacı, eski bayisiyle yaptığı sözleşme ihlalleri nedeniyle oluşan cari hesap borçları ve intifa hakkını kullanamamaktan kaynaklanan alacaklarını, üzerinde kendi lehine ipotek ve intifa hakkı tesis edilmiş taşınmazı devralan davalıdan, bu haklarla sınırlı olarak tahsil etmeyi talep etmekte olup, eski bayiye karşı açtığı davada cari hesap ve intifa bedeli alacakları yönünden kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmaktadır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2024/1182 Esas, 2025/1067 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: ... Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)SAYISI
: 2022/608 E., 2024/69 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... LPG Akaryakıt Nak. Tur. Gıda Tic. Ltd. Şti. (...) arasında 5 yıllık süre ile 11.11.2010 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalandığını, akaryakıt istasyonunun ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmaz üzerine müvekkil şirket lehine 750.000,00 TL bedel mukabilinde 10.12.2010 tarihli 5 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, aynı zamanda söz konusu taşınmaz üzerine akaryakıt bayilik sözleşlemesinden doğacak alacakların teminatı olmak üzere müvekkili şirket lehine 10.12.2010 tarihli 1.sırada 1.000.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, ipotek verilen taşınmazın son malikinin ise davalı ... olduğunu, dava dışı ...'ın bayilik sözleşmesi gereği müvekkili şirketin izni olmadan bayiliği devredemeyeceğini, satış yerini başkasına satamayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, ...'ın uzunca bir süre müvekkil şirketten alacağı akaryakıt ve madeni yağları da almadığını, akaryakıt sözleşmesine konu istasyonun bulunduğu taşınmazı 11.07.2012 tarihinde davalıya devrettiğini, ...'ın lisansının 23.10.2012 tarihinde EPDK tarafından iptal edildiğini öğrendiklerini, şirketin sözleşmeye aykırı bu eylemi nedeniyle bayilik ilişkisinin 23.10.2012 tarihinde sonlandırıldığını ve ...'ın akaryakıt sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap borçlarını ödemediğini ileri sürerek şirketin 204.077.41 TL miktarlı borcunun 23.10.2012 tarihinden itibaren; müvekkil şirketin intifa hakkını kullanamadığı döneme tekabül eden 469.726,00 TL miktarın 23.10.2012 tarihinden itibaren; ayrıca müvekkil şirketin mahrum kaldığı kar miktarı yönünden belirsiz alacak davasının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte ...'ın tahsili ile davalı ...'ın sorumluluğu ipotekli taşınmaz ile sınırlı olmak üzere tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle açılan davaya yetki, zamanaşımı ve esastan itiraz ettiklerini, davacı ile ... arasındaki bayilik sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle yetki kuralının müvekkili açısından geçersiz olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazı 11.07.2012 tarihinde satın aldığını, satın aldığı tarihte de taşınmaz üzerinde bir çok haczin bulunduğunu, müvekkilinin ...'ın ve davalı şirket yetkilisi ...'ın kendine yüklü miktarda borcu bulunduğunu, bu nedenle akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmazı alacağına karşılık aldığını, davalı şirketin borcunun olduğunu ancak cari borcunun olmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile yaptığı görüşmelerde davacı şirketin akaryakıt istasyonuna mal vermesinin gündeme geldiğini ancak davacı şirketin mal tedarik edemediği için müvekkilini mağdur ettiğini, bu sebeple de başka bir dağıtıcı firma ile anlaşma yoluna gittiklerini, aralarında herhangi bir sözleşmenin de imzalanmadığını; zamanaşamı itirazlarının kabulünü,açılan davaya yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin aynı konuda açtığı ve davasından tefrik edilerek Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1566 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda davacının, ...'ın karşı açtığı davanın kısmen kabul, kısmen reddine, bilirkişi raporunda belirlenen 204.077,41 TL cari alacak ile 457.500,06 TL intifa bedeli alacağının davalıdan 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, bu haliyle artık Mahkemenin davacının ...'dan alacaklı olup olmadığını irdelemeyeceği, davacının ...'dan alacağının mahkeme kararı ile kesinleştiği, işbu mahkeme kararının mahkemeyi de bağlayacağı, bu davanın bekletici mesele yapıldığı, bu haliyle davacının ...'dan 204.077,41 TL cari alacak ile 457.500,06 TL intifa bedeli alacağının olduğu, kar mahrumiyetinin de bulunmadığı, bu sebeplerle dosyada alınan bilirkişi raporundaki cari alacak miktarının nazara alınamayacağı, zira davacının alacağına yönelik kesinleşmiş bir karar bulunduğu, davacının ...'dan olan ve mahkeme kararı ile kesinleşen 457.500,06 TL intifa bedeli alacağından ve 204.077,41 TL cari alacağından davalının sorumlu olup olmayacağının değerlendirilmesinde; davacı ile ... arasındaki bayilik sözleşmesinin 23.10.2012 tarihinde sona erdiği, Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1566 E. sayılı kararında kabul edildiği üzere sözleşmenin sona ermesinde ...'ın haksız olduğu, bu kabulün mahkemeyi de bağladığı, dosyadaki delillerden ve bilirkişi raporundan davacının intifa hakkı verilen taşınmaz üzerine kalıcı nitelikte bir yatırımının olmadığı ve petrol istasyonuna taktığı ürünleri de sökerek aldığı, intifanın 5 yıl için 750.000,00 TL bedel karşılığında kurulduğu ve daha sonra süresi dolunca davalının talebi üzerine tapudan terkin edildiği, davalı tarafça intifa bedelinin ödenmediği savunulmuş ise de; Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1566 E. sayılı kararında intifa bedelinin davacı tarafça ödendiği kabul edilerek davacının sözleşmenin tarafı olan ...'dan 457.500,06 TL bakiye intifa bedeli alacağının olduğunun kabul edildiği, bu kararın kesinleştiği, bu haliyle davacının ...'dan 457.500,06 TL bakiye intifa bedeli alacağının varlığının mahkemece kabul edildiği, her ne kadar davalı o dosyada taraf değil ise de ve davalı vekili yetkisizlik kararı verilmesinin yanlış olduğunu tüm aşamalarda beyan etmiş ise de; davalı vekilinin cevap dilekçesinde dosyanın ... yönünden tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesini kendisinin talep ettiği, feri müdahil sıfatıyla müdahale talebinde bulunarak o davanın istinafının da mümkün olduğu halde davalı tarafça feri müdahale talebinde bulunulmadığı ve kararın istinaf edilmediği, ancak intifa süresinin kullanılmayan bölümüne ilişkin kısmının davalının sorumluluğunda olmadığı, zira intifa bedelinin geri ödenmesi açısından davalımızın kefaletinin söz konusu olmadığı, bayilik sözleşmesinin tarafı davalı olmadığı ve bayilik sözleşmesine aykırı davranan da davalı olmadığından, intifa hakkını ihlal eden ve sebepsiz zenginleşen kişinin de davalı olmadığı, intifaya konu taşınmazın kullanılmasına sözleşme taraflar arasında fesh edildiği için davalının engel olmasının da söz konusu olmadığı, ipotek akit tablosu incelendiğinde intifa bedelinin ipotek kapsamında da kalmadığı için ipotek kapsamında bakiye intifa bedelinin davalıdan tahsilinin mümkün olmadığı, bu sebeple bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği ancak ipotek akit tablosu incelendiğinde cari borcun ipotek kapsamında olduğu" Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi nedeniyle ... arasında yapılmış ve yapılacak olan Akaryakıt Bayilik Sözleşmesine verilecek tüm petrol ürünlerin bedellerinden...." diyerek cari alacağın ipotek kapsamında ipotek borçlusu tarafından ödeneceğinin anlaşıldığı, davalının ipotekli taşınmazı ve ipotek akit tablosunun kapsamını bilerek satın aldığı, bu haliyle davacının ...'a karşı açtığı davada hüküm altına alınan ve kesinleşen 204.077,41 TL cari alacağını 23.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, ... İli ... İlçesi, ... Tm, ... Mah. 1 04... parsel sayılı taşınmaz ile ve ipotek bedeli ile sınırlı olmak ve yine Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1566 E. sayılı 01.10.2019 kesinleşme tarihli kararında hüküm altına alınan cari borçtan dolayı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ipoteğin paraya çevrilme yoluyla davalıdan tahsil edilmesine, davacının ...'dan kâr mahrumiyeti alacağının olmadığı, bu alacak mevcut olsa bile ipotek kapsamında sayılan alacak kalemlerinden olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle cari hesap alacağı, kullanılamayan intifa hakkı bedeli ve kar mahrumiyeti tazminatının ipotekli taşınmaz bedeli ile sınırlı olarak ipotekli taşınmaz malikinden tahsili talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.