Kasko sigortalı kamyonun fren boşalması sonucu devrilmesiyle ilgili tazminat davasında sigorta şirketinin teminat dışı iddiası ve ilk derece mahkemesinin sürücü ihmali indirimi istinaf incelemesinde.
Özet: Bir kasko sigorta poliçesi sahibinin, yüklü kamyonunun park halindeyken fren boşalması sonucu devrilmesi ve hasar görmesi üzerine sigorta şirketine açtığı tazminat davasında ilk derece mahkemesi, kazanın teminat kapsamında olduğuna ancak sürücünün yetersiz önlem alması nedeniyle zararın %20 oranında indirilerek davalı sigorta şirketi tarafından 87.907,11 TLnin ticari faiziyle ödenmesine karar vermiş, bu karara davalı sigorta şirketi istinaf başvurusu yapmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:14/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:17/12/2025
DAVANIN KONUSU
:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:14/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın ...'in sevk ve idaresinde iken yüklü kamyonun freni boşalarak devrildiğini, kolluk kuvvetlerince 13/04/2022 tarihinde tutanak tutulduğunu, süreç içerisinde sigorta şirketinin ilgili hasarı karşılamayacağına dair müvekkiline bildirim yaptığını, ilgili aracın yıllardır kasko sigortası ile sigortalandığını ve herhangi bir sorun yaşanmadığını, sigorta şirketinin ise ilgili araçtan kaynaklı, aracın eski olmasından kaynaklı olarak poliçe kapsamında olan hasar ve işçilik bedelini karşılamadığını, araç ile nakliye taşımacılığı yapılmakta olduğunu, rutin bakımlarının yapıldığını, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere müvekkilinin kazanın oluşmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, sigorta şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin hasar dosyası kapsamında gerekli olan aracın onarım bedelini karşılamadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak davalı sigorta şirketinden hasar bedelinin (işçilik, kdv dahil olmak üzere) fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 11.000,00 TL' nin kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsili ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili, davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, reddi gerektiğini, davacıya ait aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 13/04/2022 tarihinde hasar gördüğünü, yapılan ekspertizde aracın park halinde çalışır vaziyetteyken fren boşalması sonucu hasarın meydana geldiğinin beyan edildiğini ve kazanın aracın teknik olarak bakımsızlığı sebebiyle meydana gelmiş olduğu kanaatine varıldığını, hasarın işletilme halinde olmaksızın sigortalı kamyona park halinde iken tomruk yüklenmesi tamamlandıktan sonra frenlerin boşalarak sürücüsüz olarak geriye kayarak devrilmesi sonucu meydana geldiğini, aracın freninin boşalmasının araçtaki teknik bakım eksikliğinden kaynaklandığını, sağlam bir aracın yahut teknik bakımların zamanında ve düzenli yapılan bir aracın pak halindeyken freninin boşalarak kaymasının beklenemeyeceğini, genel ifade ile aracın bakım eksikliği nedeni ile bazı parçalarının çalışmaması veya işini görmemesi nedeniyle kaza meydana geldiğinden talep konusu hasarın teminat dışında olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda bedel artırım dilekçesi sunmuş ve talebini 93.121,94 TL'ye arttırmıştır...Teknik bilirkişinin tespitlerine ve dosya kapsamına göre; olayın teminat kapsamı dışında kalmadığı, zararın poliçe hükümlerine göre davalı sigorta tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmakla birlikte araç sürücüsünün duraklama / bekleme/ park sırasında yeterli tedbir ve güvenlik önlemini almaması, şoför mahallinden inerek kamyonun kasa üzerine çıkması nedeniyle olayın gerçekleşmesinde sigortalının (çalışanının) ihmalinin de etkisi bulunduğu anlaşıldığından, ihmalin boyutuna göre zarar tutarından takdiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça aracın onarımının ekonomik olmadığına yönelik bir itiraz ileri sürülmediğinden aracın onarım maliyeti esas alınarak zararın belirlenmesi gerekmektedir. Bilirkişi heyetinin hüküm kurmaya ve denetime elverişli raporuna göre aracın onarım bedeli KDV dahil 109.883,89 TL’dir. %20’lik kusur durumuna göre davacının tazminini talep edebileceği zarar tutarı 87.907,11 TL’dir. Davaya konu araç nakliye taşımacılığında kullanılmakta olup sigorta sözleşmesinden kaynaklanan dava ticari dava niteliğinde olduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi ve 3095 sayılı Kanun'un 1. ve 2/1. maddesi uyarınca temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi gerekmiştir. Kasko Sigorta Genel Şartları'na göre hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra temerrüt gerçekleşeceğinden kayıt tarihinden itibaren 45 gün eklenerek temerrüt tarihi bulunmuş ve davanın kısmen kabulü ile 87.907,11 TL hasar tazminatının 03/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sürücünün ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, sürücünün eğimli arazi şartlarında, kasasında tonlarca ağırlıkta tomruk yüklemesi sırasında önlemleri almadan kasaya çıktığını, asgari tedbirleri almadığını, dava konusu hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, araçta bakım eksikliği bulunduğunun ispat edilememesine, kusurun ağırlığına göre tazminatta indirim yapılmış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.004,93 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.501,24 TL (732,00 + 769,24) harcın mahsubu ile bakiye 4.503,69 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...