Silahlı terör örgütüne yardım suçundan beraat eden sanığın zorunlu müdafiilik ücreti mahsup edilerek vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine dair Yargıtay 3. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararını yerinde bulurken, hükümde avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca hazine aleyhine sanık yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi ve zorunlu müdafiilik ücretinin mahsubu hususunun göz ardı edilmesini kanuna aykırı bularak, yeniden duruşma yapılmasına gerek kalmaksızın bu eksikliği gidermek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2025/357 E., 2025/334 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmeHÜKÜM
: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaİlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına dair gerekçenin karar yerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli biçimde gösterildiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz isteminde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak;Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan “beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır” düzenleme uyarınca sanık yararına, Hazine aleyhine sanık müdafiine ödenen zorunlu müdafiilik ücreti mahsup edilmek suretiyle maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK’nın 303/1 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına; "sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ödenmesi gereken 48,000,00 TL'den, zorunlu olarak görevlendirilen müdafiiye "Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ve vekillere yapılacak ödemelere ilişkin tarife" uyarınca ödenen 9.871,00 TL'nin mahsubu suretiyle 38.129,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınıp sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.