Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararını, aralarında hukuki kesinti bulunmayan davaların birleştirilmemesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozmuştur.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmaması ve suç tarihlerinin yakınlığı nedeniyle aralarındaki bağlantı gözetilerek davaların birleştirilmesi, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç (TCK m.43) oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2025/8627 E.  ,  2025/12387 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2025/2547 E., 2025/3151 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2025/4655 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. ... 23. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte incelenen ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/350 Esas ve 2025/20 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında 22.02.2024 tarihli eylemi nedeniyle 27.05.2024 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, temyize konu dosyada ise 07.05.2025 tarih ve 2024/1 54... /258 Karar sayılı dosyada suç tarihi 13.12.2023 ve iddianame tarihi 22.03.2024 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve henüz kesinleşmediği, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; aralarındaki bağlantı nedeniylele dava
dosyalarının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2025 tarihinde karar verildi.