Hırsızlık ve kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, kamu görevi suçunda dava zamanaşımı, hırsızlık suçunda ise zorunlu müdafi bulundurulmaması nedeniyle bozulması ve davanın düşmesi.
Özet: Sanık hakkında kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan verilen mahkumiyet hükmü, ilk mahkumiyet kararından itibaren dava zamanaşımının dolması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulup davanın düşmesine karar verilmiş; hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ise, sanığın hazır bulunduğu duruşmada zorunlu müdafiin hazır bulunmaması şeklindeki usul hatası nedeniyle bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere yerel mahkemeye gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6908 E.  ,  2026/10226 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : 2024/560 E., 2025/790 K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme, bozma
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I.Sanık hakkında kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
    Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'nun 262/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırlarına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/2. maddeleri uyarınca 8 yıllık dava zamanaşımının, ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 31.05.2016 tarihinden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
    II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
    Dairemizin 19.03.2024 tarih ve 2015/947 Esas, 2016/357 Karar sayılı ilamında sanığın savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği, Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen yakalama emriyle getirilen sanığın rahatsızlığı nedeniyle, savunmasının alınamadığı tutanağa bağlanmış ise de sanığın hazır bulunduğu duruşmada zorunlu müdafinin bulunması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönlerin incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.