İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazasında vefat eden kızlarının desteğinden yoksun kalan anne babanın sigorta şirketinden tazminat talepli davasında verdiği karar.
Özet: Bu dava, 17.03.2023 tarihli trafik kazasında vefat eden kızlarının desteğinden yoksun kalan davacı anne ve babanın, kaza yapan diğer aracın sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla kazada vefat edenin %65, diğer sürücünün ise %35 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının aktüerya uzmanı tarafından ayrı ayrı hesaplanarak poliçe limitleri dahilinde olduğu ve davalı şirketin tazminat ödeme sorumluluğunun bu tespitler doğrultusunda değerlendirildiği bir hukuk uyuşmazlığıdır.

T.C.
İSTANBUL25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: 2026/194 EsasKARAR NO
: 2026/32DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: 30/08/2023KARAR TARİHİ
: 10/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketince ... numaralı poliçe ile ...Sigortası kapsamında teminat altına alınan ...plakalı aracın, 17.03.2023 tarihinde ...'ye ait ... plakalı araçla karıştığı trafik kazası neticesinde, araç sürücüsü olan ...doğumlu ve ... kimlik numaralı ...’nin vefat ettiğini, müteveffanın annesi ... ve babası ...’nin kızlarının desteğinden yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, destekten yoksun kalma tazminatının bir tehlike sorumluluğu olduğunu, müvekkillerin müteveffanın maddi ve manevi desteğine ihtiyaç duyduklarını, destekten yoksun kalma tazminatının ölenin desteğinden mahrum kalanların yaşam standartlarının korunması amacıyla talep edildiğini, müteveffanın ölüm tarihi olan 17.03.2023 itibarıyla hesaplanacak tazminat miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların 17.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'nin desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla tazminat talep ettiklerini, davacıların sigorta şirketine yaptıkları başvuruda eksik evrak bulunduğunu ve bu nedenle inceleme sürecinin tamamlanamadığını belirterek davanın usulden reddini talep ettiklerini,...plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 18/09/2022 ile 18/09/2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun poliçe limitleri ve sigortalının kusuru ile sınırlı bulunduğunu, kazada ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu savunduklarını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini istediklerini, tazminat hesabında 01.06.2015 tarihli genel şartlar uyarınca vergilendirilmiş gelirin esas alınması gerektiğini, aksi halde asgari ücretin uygulanacağını belirttiklerini, müteveffanın emniyet kemeri takmaması ihtimaline binaen en az %40 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, ticari araç niteliği taşımayan araçlar için avans faizi istenemeyeceğini ve yasal faiz uygulanması gerektiğini savunduklarını, sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ifade ettiklerini, kazaya ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesini istediklerini, uzlaşma sağlanmışsa tazminat davası açılamayacağını belirttiklerini, müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini vurguladıklarını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; Ahmet İnal'ın %35 oranında kusurlu olduğu, ...'nin %65 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Yine mahkememizce davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmış olup özetle; Bilirkişi raporunda; davalı tarafından paydaşlara herhangi bir maddi tazminat ödenmediği, dava dışı SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı, paydaş anne ...'nin destekten yoksun kalma zararının 609.829,86 TL olduğu, paydaş baba ...'nin zararının 356.062,44 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibarıyla ... kişi başı limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, toplam zararın teminat limitini aşmadığı, bu nedenle garameten paylaştırmaya gerek duyulmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, 17/03/2023 tarihli kaza neticesinde davacıların kızlarının vefat etmesi nedeniyle karşı taraf sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Mahkememizce alınan 13/05/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; meydana gelen kazada sürücü ...'ın % 35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nin % 65 (yüzde altmışbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirilmiştir.Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir.Somut olayda davacıların desteği, tam kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar, destekten yoksun kalanlar sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur.Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanların şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıkları ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, KTK ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacılar davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK’nın 15.06.2011 gün ve... Esas - ... Kararı; YHGK’nın 22.02.2012 gün ... Esas, ... Kararı; YHGK., 16.01.2013 gün, ...Esas,...Karar).Mahkememizce davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının güncel asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılarak belirlenmesi için aktüerya bilirkişisinden rapor alınmıştır. 15/05/2026 tarihli hesap raporunda; paydaş anne ...'nin hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 609.829,86 TL, paydaş baba ... “nin hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 356.062,44 TL, kaza tarihi itibariyle cari ... Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Teminatı Limitinin 1.200.000,00 TL olduğu, paydaşların toplam zararının ... Teminat Limiti aşmaması nedeniyle garameten paylaştırmaya gerek olmadığı kanaati bildirilmiştir.Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir.Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.Somut olayda, kaza tespit tutanağında davacıların desteğinin emniyet kemerinin takılı değil (kod 2) olarak işaretlenmiş olduğu, dolayısıyla ...'nin emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmakla hesaplanan tazminat tutarından Mahkememizce %20 oranında müterafik kusur indirimine gidilmesi gerekmiştir. Müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine ise hükmedilmiştir.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde,17/03/2023 tarihli trafik kazası neticesinde destekçi ...'nin vefatı sonrasında; annesi ...'nin toplam destekten yoksun kalma zararının 609.829,86 TL olduğu; babası ...'nin toplam destekten yoksun kalma zararının 356.062,44 TL olduğu, ancak Mahkememizce %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında; davacı ...'nin toplam destekten yoksun kalma zararının 416.651,40 TL olduğu; davacı ...'nin toplam destekten yoksun kalma zararının 284.849,96 TL olduğu, sigorta şirketine başvuru tarihinin 10/04/2023 olduğu, 8 iş günü sonrası olan 21/04/2023 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, araç hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE,Davacı ... için 416.651,40 TL, davacı ... için 284.849,96 TL olmak üzere toplam 701.501,36 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 21/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Karar harcı olan 47.919,55 TL'nin peşin harç olarak alınan 341,55 TL ile tamamlama harcı 16.153,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 31.424,52 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan peşin, başvuru ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 16.764,88 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan yargılama gideri masrafı 12.565,25 TL ve ATK fatura bedeli 3.900,00 TL olmak üzere toplam 16.465,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 111.225,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine ise hükmedilmesine yer olmadığına,7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,Dair, davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır