Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyizleri değerlendirerek karar vermiştir.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz başvurusu, hükmün kesin nitelikte olması ve cezanın türü ile miktarı göz önünde bulundurularak usulden reddedilirken; hırsızlık suçundan bozma sonrası yeniden kurulan mahkumiyet hükmü ise, yapılan duruşma, toplanan deliller, sunulan gerekçe ve hakimin takdir yetkisi dikkate alınarak temyiz nedenleri yerinde bulunmadığından oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/7046 E.  ,  2026/10223 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : 2025/240 E., 2025/420 K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, onama
    I.Sanık hakkında mala zarar verme suçu bakımından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde
    Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
    II.Sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.