Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz incelemesi; sanık ölümüyle kamu davasının düşmesi, dolandırıcılığın teşebbüs aşamasında kalması ve sahte vekaletnamenin resmi belge niteliği üzerine.
Özet: Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yargılanan sanıklardan birinin resmi belgede sahtecilik suçundan hükmü, aleyhe temyiz olmadığından eksik ceza tayini eleştirisiyle birlikte onanmış; diğer bir sanık hakkında ise hükümden sonra vefat ettiği anlaşıldığından kamu davaları düşürülmüş; üçüncü sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmü ise, eylemin tapu devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı ve teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle fazla ceza tayini gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2016/255 E., 2020/492 K.SUÇLAR
: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanık ...'in Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ;Suça konu .. .. Noterliğince düzenlenen vekaletnamenin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi kapsamında “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden” olması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;Suça konu noter vekâletnamesinin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, cezaların yukarıda belirtilen eleştiri dışında kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçları Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ;Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.10.2024 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanığın ölmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nin 64... sayılı TCK'nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,3. Sanık ...'in Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde ;Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak ;Sanıklar ... ve ...'in suça konu sahte vekaletname ile katılan ...'e ait olan taşınmazı Tapu Sicil Müdürlüğü aracıyla diğer katılan ...'ya satışını yapmak istedikleri, bu amaçla sanık ... ile katılan ...'in birlikte Tapu Dairesine gittiklerinde görevli tapu müdürünün suça konu vekaletnamenin sahteliğini tespit ettiği için devrin gerçekleşmediği anlaşılan somut olayda; sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,Yasaya aykırı, sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.