Kurum işleminin iptali ve akıllı kanser ilacı bedelinin karşılanması talepli davada, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında olması nedeniyle yargı yolu noksanlığından usulden reddine karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmaması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Akıllı kanser ilacının kurumca karşılanması talebiyle açılan davada, davacının emekli sandığı iştirakçisi olması nedeniyle davanın idari yargıda görülmesi gerektiği tespit edilmiş; ilk derece mahkemesi yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar vermiş olsa da, yüksek mahkeme bu kararı yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmaması eksikliği nedeniyle ikinci kez bozarak dosyayı kararı veren mahkemeye iade etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: 2025/439 E., 2025/526 K.Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ilaç bedelinin Kurumca karşılanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince akıllı kanser ilacının Kurumca karşılanmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; talep konusu ilacın SUT kapsamında bulunmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleriİstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurulduğu görülmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.2.Dairemiz kararıyla; davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında (4-c statüsünde) sağlık güvencesinden yararlandığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesi itibari ile emekli sandığı iştirakçisi olduğu, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. Md. uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiği anlaşılmakta olup yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedeni olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince akıllı kanser ilacının Kurum tarafından karşılanması istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.3. Değerlendirme1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında (4-c statüsünde) sağlık güvencesinden yararlandığı, davacının 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesi itibari ile emekli sandığı iştirakçisi olduğu, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. Md. uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiği anlaşılmakta olup yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece dosyanın idari yargıya gönderilmesi kararı verilmesi HMK'nın 114. maddesine aykırıdır. Bu bağlamda, "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmekle birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulup davacıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.