Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, otel işletmecisinin organize şebeke mağduriyetiyle boş senedin hileli doldurulması sonucu oluşan fahiş borcun menfi tespit davası istinafı.
Özet: Bir menfi tespit davasında, davacı, organize bir şebeke tarafından dolandırıldığını, boş senede imza attırılarak bilgisi dışında 1.500.000 TLlik fahiş bir borç sarmalına çekildiğini ve hayatında tanımadığı kişilere karşı icra takibine maruz kaldığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, davalının duruşmadaki beyanı ile davayı ve borçsuzluk talebini kabul etmesi üzerine, davacının ilgili icra takibine konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermiş, ancak davacının kötü niyet tazminatı talebini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Davalı ise karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak, borçlu olmadığını samimi bir şekilde beyan etmesine rağmen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kendisine yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:14/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:29/04/2026
DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:14/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkilinin, Burdur'da otel ve spa merkezi işletmeciliği yapan iş insanı olduğunu, bu konumu organize bir şekilde hareket eden bir şebekenin hedefi haline gelmesine neden olduğunu ve kendisini hukuki dayanaktan tamamen yoksun, fahiş bir borç sarmalının içinde bulduğunu, 10/01/2025 tarihinde, Antalya'da bir eğlence mekanında kendilerini ... ve ... olarak tanıtan bir çiftle tanışmasıyla olayların başladığını, bu kişilerin müvekkilinin güvenini kazanarak 13/01/2025 tarihinde müvekkiline bir havuz partisi düzenleme fikri sunduklarını, villa kirasının bir kısmını müvekkilinden talep ettiklerini ve bir miktar para transferlerinin müvekkili tarafından yapıldığını, 17/01/2025 tarihinde müvekkili ile ... ve ... olarak bilinen şahısların söz konusu Belek'te bulunan villaya geçtiklerini, villadan çıkış yapılana kadar bir teminat alınması gerektiğinin müvekkiline söylendiğini, müvekkili de içeriği tamamen boş olan bir senede imzasını attığını, gecenin sonunda villadan ayrıldığını ve bu planlı aldatma eylemlerinin nihai amacının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kendisine tebliğ edilen ödeme emriyle ortaya çıktığını, müvekkilinin teminat amacıyla ve boş olarak imzaladığı senedin; lehtarı ... olacak şekilde 1.500.000,00 TL gibi fahiş bir bedelle ve en önemlisi borcun sebebinin nakden olarak gösterir şekilde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında doldurulduğunu, bununla da yetinilmediğini, senedin davalı ...'ya ciro edilerek alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin hayatında hiç tanımadığı, hiçbir ticari veya şahsi ilişkisi bulunmadığı bu şahıslara karşı bir borç ile yüz yüze bırakıldığını beyanla; bu konuda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduklarını, senet altındaki borç ilişkisinin gerçek dışılığının ortaya konduğunu, savcılık dosyasındaki ifadelerden müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin imzasının kötü niyetli olarak kullanıldığını belirterek, öncelikle Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, müvekkilinin dava konusu senet nedeniyle davalı ...'ya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, dava süreci içerisinde müvekkili tarafından cebri icra tehdidi altında herhangi bir ödeme yapılması halinde davanın istirdat davasına dönüştürülmesine, davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet alacağının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Davalı duruşmadaki beyanı ile davayı kabul ettiğini beyan ettiğinden, 6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı Yasa'nın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle, davanın kabul nedeniyle kabulüne, kabul beyanı ön inceleme duruşmasından önce ve yargılamanın ilk celsesinde sunulduğundan harcın ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesine karar vermek gerekmiş ve sonuç olarak davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından takibin kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından yasal koşulların oluşmadığı görülmekle; kötü niyet tazminat talebinin reddine" gerekçesiyle davanın kabul beyanı ile kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davada samimi olarak alacağının icra dosyasında yazılı miktar kadar olmadığını bildirdiğini, karşı taraftan şahsi olarak alacaklı olmadığını, ancak alacaklı olduğu ...'ın bu senedi kendisine cirolayıp verdiğini, kendisinin de icra takibine koyduğunu, alacağını Seyfettin'den aldığını, duruşmada davacıdan alacaklı olmadığını samimi olarak beyan ettiğini, bu beyana rağmen ilk derece mahkemesinin yargılama masrafları ve vekalet ücretini üzerine yüklemesinin hatalı olduğunu, kendisinin bir çete mensubu ve üyesi olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabul beyanı ile kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 352. maddesinde; ''(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması
b) Kararın kesin olması
c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması
ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi
d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır.'' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 345. maddesinde; ''(1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalıya, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararın 16/06/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 02/07/2026 tarihinde 2 haftalık yasal süreden sonra istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalının istinaf talebi yasada öngörülen 2 haftalık süreden sonra yapıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesince usulden reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesince USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcının peşin yatırılan 8.538,75 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 7.806,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa ilk derece mahkemesince İADESİNE,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 352/1-c bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...