Danıştay 8. Daire, mirasçılarca 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz taşınmaz iadesi talebinin, başvuru süresi ve taşınmazın hukuki niteliği gerekçeleriyle reddedilmesi kararının temyizini inceliyor.
Özet: Davacılar, mirasbırakanlarına ait olup orman vasfıyla hazineye tescil edildikten sonra orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesi talebiyle yaptıkları başvurunun idarece reddedilmesi üzerine dava açmışlar; ilk derece mahkemesi, taşınmazların tapularının 4785 sayılı Kanun gereği orman vasfıyla devletleştirildiği gerekçesiyle 6292 sayılı Kanun kapsamında iade edilecek taşınmazlardan olmadığına hükmetmiş, bölge idare mahkemesi ise başvurunun kanunla belirlenen son başvuru süresinin (31/12/2022) dolmasından çok sonra (17/01/2024) yapıldığı gerekçesiyle idari red işlemini hukuka uygun bularak istinaf talebini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: 2025/3026Karar No
: 2026/602TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR)
: 1- ... 2-... 10- ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... ValiliğiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacılar tarafından, İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Mahallesi (Eski ... parsel) ... ada, ..., ..., ... parsel ve ... ada, ..., ... parselde kayıtlı olan ve Hazine adına tescil edilmeden evvel mirasbırakanları mülkiyetinde bulunan taşınmazların, 6292 sayılı Kanun kapsamında miras hisseleri oranında bedelsiz olarak kendilerine iadesi talebi ile yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazların, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen taşınmazlardan olmayıp, yapılan tapulama çalışması sonucunda, orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve daha sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bir taşınmaz olduğu, her ne kadar yapılan tapulama çalışmaları sırasında, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen yer içerisinde kalan dava konusu parselin, davacıların murisine de pay verilmek suretiyle tespit ve tescil edildiği anlaşılmakta ise de,... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, söz konusu tescilin, orman olan yerlerin tapuları olsa bile 4785 sayılı Kanun gereği Devletleştirildiği ve bu nedenle tapuların hukuki değerinin kalmadığı gerekçesi ile iptaline ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, bu nedenle dava konusu taşınmazın, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 6292 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmazlar için yapılacak olan başvuru sürelerinin müteaddit kereler uzatıldığı, en son 7394 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile bu sürenin 31/12/2022 tarihine kadar uzatıldığının anlaşıldığı, bakılan davada ise davacılar tarafından dava konusu işleme dayanak başvurunun 31/12/2022 tarihinden sonra 17/01/2024 tarihinde yapıldığı, başvuru süresi geçtikten sonra yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacılar tarafından, dava konusu taşınmazın bedelsiz iadesi için 6292 sayılı Kanun'un aradığı iki şartın bulunduğu, bunlardan ilkinin, eskiden tapu maliki olunması, ikincisinin ise, taşınmazın tapu kaydının 2-B olarak orman sınırları dışında kalması sebebi ile tapusunun iptal edilmiş olması olduğu, başkaca bir koşul öngörülmediği, her iki koşulun da gerçekleştiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:İzmir ili, Menderes ilçesi, ... Köyü (eski) ... parselde kayıtlı olan taşınmazın 1949 yılında yapılan orman tahdit çalışması ile orman kapsamına alındığı, 1985 yılında ise orman sınırları dışına çıkarıldığı, ancak köyde yapılan kadastro sonunda davacıların murisleri adına da pay verilerek tescil yapıldığı anlaşıldığından, orman olan yerlerin tapuları olsa bile 4785 sayılı Kanun gereği devletleştirildiği, bu nedenle tapuların hukuki değerinin kalmadığı, zilyetliğin iktisaba yeterli olmadığı ve orman dışına çıkarılan sahaların da Hazine adına tescili gerektiği gerekçesi ile,...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, ... parselde davacıların murisleri adına olan tapu kaydının iptali ile bu yerin tamamının Hazine adına tesciline karar verildiği, davacılar tarafından, 17/01/2024 ve 23/02/2024 tarihli dilekçeler ile davalı idareye başvurularak, söz konusu ... parselin yerine oluşan, ... ada ..., ..., ... parsel ve ... ada..., ... parsellerde kayıtlı taşınmazların, 6292 sayılı Kanun kapsamında hisseleri oranında bedelsiz olarak kendilerine iadesinin talep edildiği, bu başvurunun, İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT
:6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrasında "2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." hükmüne, 2. fıkrasında "2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) maddesinde ise ''Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Yukarıda ilgili kısımlarına yer verilen 6292 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, kanunun doğrudan satışı düzenleyen 6. maddesi ile iade edilecek taşınmazları düzenleyen 7. maddesinin hak sahipliğini farklı şekilde düzenlediği görülmektedir. Kanun'un 6. maddesinde, hak sahibi sayılanlar; taşınmazların kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi olan kişiler olarak gösterilmiştir. Buna karşın, Kanun'un 7. maddesinde yer alan ifadelerde, taşınmazların hak sahibinin önceki kayıt malikleri ve kanuni mirasçılarının olduğu belirtilmiştir.Dolayısıyla her ne kadar davacılar tarafından, ... Kadastro Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararından sonra söz konusu taşınmazın kullanıcısı olarak tespit edildikleri ve hak sahibi haline geldikleri, bu karar üzerine başvuruda bulunulduğu ileri sürülmekteyse de, bakılmakta olan davaya konu başvurunun taşınmazın iadesi istemine ilişkin olduğu, bu nedenle, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre taşınmazın iadesi için taşınmazın önceki kayıt maliki ya da bunların kanuni mirasçıları olmanın yeterli olduğu, kullanıcı tespitine ihtiyaç olmadığı görülmektedir.Bu durumda, ... Kadastro Mahkemesi kararının, kayıt maliki ve kanuni mirasçı sıfatıyla taşınmazın iadesi istemiyle yapılan başvurunun süresine etkisi bulunmadığından, davacılar açısından hak düşürücü sürelerin işlediği ve kanunen belirlenmiş son başvuru tarihinin (31/12/2022) geçerli olduğu tabiidir. Başka bir ifadeyle, Kadastro Mahkemesinde dava açılmasının ya da karar verilmesinin 6292 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 4. fıkrasında bulunan ''2-B alanları hakkında yapılacak işlemler'' kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 05/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.