Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi hükümleri uyarınca bankanın alacağının bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddi.
Özet: Bir bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında; davalıların, borcun finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi (FYYS) ile düzenlendiğini, bankanın FYYSye aykırı olarak teminat mektubu bedelleri ve faizden alacak talebinde bulunamayacağını, yapılan hesaplamalara göre bankanın nakdi alacağının kalmadığını ve teminat mektupları için açık bir hüküm bulunmadığını ileri sürmeleri karşısında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, FYYSnin özel hükümleri uyarınca yapılan incelemede bankanın takip tarihi itibarıyla nakdi alacağının bulunmadığı ve teminat mektubu bedelleri için talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5047 E.  ,  2026/2448 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2022/494 Esas, 2025/442 Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: 2015/218 E., 2021/745 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının takibe konu edilmeye elverişli bir alacağı bulunmadığını, alacaklı bankalar, TMSF ile müvekkili ve ... Grup şirketleri arasında 25.10.2002 tarihli Finansal Yeniden Yapılanma Sözleşmesi (FYYS) akdedildiğini, anılan sözleşme ile müvekkili ve grup şirketlerin alacaklı bankalara olan nakdi ve gayrinakdi bütün kredi borçlarının belirlendiğini ve USD'ye çevrildiğini, işleyecek faiz oranı ve temerrüt faizi oranlarının basit olarak hüküm altına alındığını, borçların yapılandırılarak ödemelerin düzenlendiğini, davacının sözleşme hilafına teminat mektubu bedellerinden ve işlemiş faizinden bahisle alacak talebinde bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; icra takibine konu alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığının kalem kalem açıklanmadığını, fahiş miktarda faiz alacağı talep edildiğini, müvekkillerinin sorumluluğunun kefalet limitiyle sınırlı olduğunu, FYYS ve ek FYYS'ler akdedildiğini, bu sözleşmelerin halen mer'i olduğunu, taraflar arasında olası alacak talebinin bu sözleşme hükümlerine tabi bulunduğunu, davacının FYYS uyarınca tahsilat yapmaya devam ettiğini, alacağın likit olmadığını, tazmin edilmemiş teminat mektubu nedeniyle davacının alacak talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.10.2002 tarihli sözleşmenin 26. maddesi uyarınca 2004, 2005, 2006, 2007 yıllarına ait tüm taksitler ile 2008 yılına ait ilk üç taksidin ... İn. Tur. Tic. ve San. A.Ş. ile ... Gıda Üretim Paz. San. ve Tic. AŞ'nin davacı bankanın garame oranına isabet eden kısımlarının ödendiği, 31.12.2018 tarihinden itibaren davalıların temerrüde düştükleri, temerrüt ve muacceliyeti düzenlenen sözleşmenin XI.5. maddesinin 4. fıkrasında "Ancak, iş bu sözleşmenin ödeme tablosunda gösterilmiş olan 20 04... yılı taksit ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde, muaccel olacak bakiye borç, temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye miktar olarak kabul edilecek, bu borca sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacak ve yapılan ödemeler anaparadan mahsup edilecektir" hükmü uyarınca, davacı Bankanın kredi genel sözleşmelerine göre değil iş bu madde çerçevesinde alacak talep edebileceği, bu doğrultuda yapılan hesaplamalara göre, davacı bankanın takip tarihi itibariyle nakdi alacağının bulunmadığı, 25.10.20 02... .03.2003 tarihli sözleşmelerde açık bir hüküm bulunmadığından teminat mektupları bedelleri için depo talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı ... İnşaat ... A.Ş. arasında 28/05/2002 tarihli 4.212.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların sözleşmede kefil sıfatıyla imzalarının olmadığı, 17/11/2000 tarihli 13.000.000,00 USD limitli, 06/07/2001 tarihli 5.362.500,00 USD limitli, 28/07/2000 tarihli 13.000.000,00 USD limitli, 14/07/2000 tarihli 17.550.000,00 USD limitli, 05/07/2000 tarihli 3.900.000,00 USD limitli, 23/06/2000 tarihli 4.786.946,00 USD limitli, 23/05/2000 tarihli 2.762.500,00 USD limitli, 15/11/1999 tarihli 2.600.000,00 USD limitli, 30/06/1999 tarihli 5.850.000,00 USD limitli, 08/09/1998 tarihli 14.400.000,00 USD limitli, 13/08/1998 tarihli 6.500.000,00 USD limitli, 16/06/1998 tarihli 18.460.000,00 USD limitli, 10/06/1998 tarihli 13.000.000,00 DEM limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, 12/01/1998 tarihli 45.500.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ..., ... ve ...'ün anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 14/12/1998 tarihli 4.940.000,00 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ve ... Gıda ... A.Ş.'nin anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, sözleşmelerde yer alan kefaletlerin anılan sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu, davacı bankanın da aralarında bulunduğu bankalar konsorsiyumu ile 25/10/2002 tarihli davalı asıl borçlu ... İnşaat ... A.Ş.'nin de aralarında bulunduğu ... Grubu arasında, diğer davalıların da imzasının bulunduğu FYYS imzalanarak davacının da aralarında bulunduğu bankaların alacaklı olduğu nakit ve gayrinakit alacak miktarları arasında borç miktarı tespit edilerek alacaklara uygulanacak faiz ve temerrüt faizi miktarlarının tespit edildiği, FYYS'ye göre 20 04... yılı taksitlerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olması halinde FYYS hükümleri uyarınca muaccel olacak bakiye borcun temerrüt tarihindeki sözleşmede belirlenmiş olan bakiye borç olarak kabul edilecek ve bu borca sözleşmede tespit edilen faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacağının kabul edildiği, 31/12/2008 tarihine kadar taksitlerin vadesinde ödendiği, taraflar arasında akdedilen FYYS'nin XI.5 maddesindeki açık düzenleme karşısında 20 04... yılı taksitlerini vadesinde ödeyen davalı borçlulardan davacının takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu bir miktar bulunup bulunmadığının tespitinde genel kredi sözleşmesi hükümlerinin değil, FYYS hükümlerinin esas alınması gerektiği, banka kayıtları üzerine yerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan birinci bilirkişi raporu ile üçüncü bilirkişi heyeti raporunda FYYS hükümleri esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği nakit bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporu ile davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla teminat mektuplarından kaynaklanan gayrinakit alacağının bulunduğu tespit edilmiş ise de, FYYS'de ve ek FYYS sözleşmelerinde teminat mektubundan kaynaklanan gayrinakit alacağın depo edilmesinin davalı asıl borçlu ve davalı kefillerden talep edilebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan teminat mektuplarından kaynaklanan gayrinakit alacağın depo edilmesini talep edemeyeceği, davalılara yönelik davanın ret gerekçesi aynı olduğundan tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Uyuşmazlık; dava konusu takibe ilişkin borcun tabi olduğu sözleşmenin, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi mi yoksa yine taraflar arasında imzalanan bir dizi FYYS'ler mi olduğuna ilişkindir. Bu bağlamda taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmeler dosyaya kazandırılmış, bakiye hesaba ilişkin bilirkişi raporları alınmıştır. Ancak bakiyenin tabi olduğu sözleşmeyi belirlemek noktasında sözleşmelerin tüm hükümlerinin bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle bilhassa temel FYYS'deki III. tanımlar maddesi, I.2.4 numaralı birinci grup borçluların müşterek borçlu müteselsil kefaleti maddesi, V.2 numaralı gayrinakdi kredilerin tazmininden kaynaklanan nakit alacaklar ile tahahkuk eden/edecek olan komisyon alacakları ve vergi resim masraf fon ceza ferilerinden ... borçların tespiti maddesi, VI.2 numaralı 30.09.2002 tarihi itibariyle borcun tespiti ve kabulü maddesi, XI.1 müşterek borçlu ve müteselsil kefalet ile ilgili hükümler maddesi, XI.13 sözleşmede hüküm bulunmayan haller maddesi ve XI.18 sözleşmenin tekliği ve bağlayıcılığı maddelerinin hüküm yerinde tartışılarak sorumluluğun tabi olduğu sözleşmenin tayini gerekmektedir.
2.İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olup, borcun kaynağı bakımından da bu bağlılığın gözetilmesi gerekmektedir. Buradan hareketle davacının yargılama esnasında vermiş olduğu beyanlarında takibe konu ana para alacağının nakde dönen teminat mektubundan kaynaklandığını beyan ettiği, bu hususun ise bilirkişi raporlarında genel ve grup şirketlerin tümünün bakiyesi üzerinden hesap yapılmak suretiyle göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece asıl davalı borçlu şirket için belirtilen ana alacak kalemi ve gayrinakdi depo talepleri bakımından değerlendirme yapılması gerekmektedir.
3.İmzalanan 2002 tarihli asıl FYYS'nin, temerrüt ve muacceliyet başlıklı maddesinin 4. bendinin sondan birinci alt bendine göre; ödeme tablosunda gösterilmiş olan 20 04... yılı taksit ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak yapılmış olmasına halinde muaccel olarak bakiye borç, temerrüt tarihinde sözleşmede belirlenmiş olan bakiye miktar olarak kabul edilecek, bu borca sözleşmede tespit edilmiş olan faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanacak ve yapılan ödemeler ana paradan mahsup edilmiş kabul edilecektir. Yine taraflar arasında yapılmış 12.01.2005 tarihli ek FYYS'nin birinci maddesine göre ise 30.09.2004 tarihli ödemenin 30.09.2006 tarihine, 31.12.2004 tarihli ödemenin 31.12.2006 tarihine ertelenmesi kabul edilmiştir. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarından, 22.01.2018 tarihli ilk rapora ilişkin verilen ek bilirkişi raporunda davalı asıl borçlu ... inşaat ... A.Ş. 'nin 2004, 2005, 20 06... yıllarına ilişkin tüm borçlarının süresinde ödendiği, ikinci olarak alınan 26.06.2019 tarihli heyet raporuna istinaden düzenlenen ek bilirkişi raporunda 20 04... yıllarında davalı asıl borçlunun ödeyemediği taksitlerin bulunduğu, neticeye bağlanmak amacıyla alınan son raporda ise 2005 tarihli FYYS'deki erteleme hükmünün esas alınmasından hareketle 2006 sonrası ihlal edilen ilk taksidin 2008 yılına ait olduğu belirlenmiştir. Netice itibariyle en son rapor ile önceki iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi hedeflenmiş ise de işbu raporunu çelişkiyi gidermekten uzak olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu raporda, davalı asıl borçlunun 2006 yılı sonrasında üstlendiği taksit ödemelerini yerine getirip getirmediği üzerinde durulmuşsa da yukarıda da belirtilen ek FYYS'ye göre ertelenen taksitlerin yalnızca 2004 yılına ait olduğu, 2005 yılına ait taksitlerden ödeme süresinin geçirilip geçirilmediğine ilişkin önceki iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte bir belirleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece anılan hususlara ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dair değerlendirme yapılarak, kabule göre taksit ödemelerinin tekrar değerlendirilmesi için bir bilirkişi heyetinden çelişkileri giderecek yeterlilikte rapor alınması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.