Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, mobilya satışından doğan alacakta itirazın iptali davasında HMK 222, ticari defterlerin delil niteliği ve icra inkar tazminatına dair istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Mobilya satımından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesince davacının ticari defterleri ve bilirkişi raporu esas alınarak davalının 76.950,01 TL borçlu olduğuna ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi üzerine, davalının HMK 222 hükmünün hatalı yorumlandığı, delil değerlendirmesinde eksiklik olduğu ve alacağın likit olmadığı iddialarıyla istinaf başvurusu yapılmış olup, istinaf mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının bu gerekçeler ışığında incelenmesidir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:14/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:10/06/2026
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:14/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında mobilya satımı konusunda ticari ilişki olduğunu, davalı şirket, 29/05/2024 düzenleme tarihli, ... seri numaralı 176.950 TL bedelli ve 12/02/2025 düzenleme tarihli, ... seri numaralı, 50.000,01 TL bedelli iki adet farklı tarihli ticari satış faturası ile ticari işletmesi için davacıdan birden çok mobilya satın ve teslim aldığını, defalarca talep edilmesine rağmen teslimi yapılan mobilyaların ücretinin tamamını ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı tarafın itiraz dilekçesinde borcu olmadığını iddia etse de borca konu faturalar 176.950 TL ve 50.000,01 TL bedelli olduğunu; 150.000 TL’si 'çek' aracılığı ile ödendiğini ve iki faturadan toplam 76.950,01 TL bakiye borç kaldığını, kısmi ödeme yapılması hususu ikrar niteliğinde olduğunu, davalı tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu belirterek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı cevap vermemiştir
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"....Davacı taraf verilen süre içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yeri bildirmiştir. Davacının ticari defterlerini inceleyen mali müşavir bilirkişi ...'nun 04/05/2026 tarihli raporuna göre, davalının davacıya 76.950,01TL borcu bulunmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olup uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3. maddesinin "ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmü gereğince karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, usulüne uygun tutulan ticari defter sahibi lehine delil teşkil edeceğinin belirtilmesi, davalı tarafa usulüne uygun ihtaratların tebliğine rağmen, davalı ticari defterlerini ibraz etmediği gibi yerine de bildirmemesi nedeni ile davacı tarafın defterleri lehine delil kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının 76.950,01 TL alacaklı olması nedenleri ile davanın kabulü gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin HMK'nın 222. maddesini yanlış yorumlaması sebebiyle kabul kararı verdiğini, karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesinin davacı defterlerini kendiliğinden kesin delil haline getirmeyeceğini, davacının malın teslim edildiğini ve sözleşmenin ifa edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, mali müşavir bilirkişinin raporunda hukuki değerlendirmeler yaptığını, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun usule aykırı olduğunu, 150.000,00 TL'lik çekin ödeme olarak kabul edildiğini, ancak söz konusu ödemenin hangi faturaya ilişkin olduğu, hangi ticari ilişki kapsamında düzenlendiği, mahsup şekli ve taraf iradeleri araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı da verilmemesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 222/1. hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Aynı Kanun'un 222/3. hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta aynı Kanun'un 220. maddesinin de uygulanması gerekmektedir. Bu maddenin üçüncü fıkrasında verilen sürede belge ibraz etmemenin sonucu düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 222. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflardan birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hallerde uygulanacaktır. Ayrıca bu halde ticari defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı tarafın HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca defterlerini ibraz etmeyip, bu ibraz etmeme için geçerli bir neden sunmadığı, davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde takip miktarı kadar alacaklı olduğu, takip konusu alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği hususları da birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.256,45 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.500,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.756,45 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...