8. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıkların mahkumiyet ve istinaf başvurusu reddi hükümlerinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu yargısal metin, uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanıkların, kolluk görevlilerince durdurulan araçta ve iş yerinde bulunan yüklü miktarda çeşitli uyuşturucu maddelerle ilgili eylemlerini ele almaktadır; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde uyuşturucu maddeleri naklettikleri ve üzerlerindeki suçu işlediklerinin toplanan delillerle sabit olduğu belirtilmekle birlikte, bir sanık hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddesinin uygulanmaması sonucu eksik ceza tayini yapıldığı, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bu durumun bozma nedeni teşkil etmediği ifade edilerek, yargılama sürecinin ve hükümlerin genel olarak usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/26389 E.  ,  2026/5698 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2024/2126 E., 2024/1632 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanıklar ... ve yönünden), istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi (sanık ... yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık ... müdafinin temyiz isteminden vazgeçtiği ancak Cumhuriyet savcısının sanık ... aleyhine temyiz isteminde bulunduğunun anlaşıldığı.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ... müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2023/377 Esas, 2024/181 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 62/1, 52, 53, 54, 63... . maddeleri uyarınca 8 yıl hapis ve 40.000 TL adli
para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 187.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/2126 Esas, 2024/1632 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının (sanık ... aleyhine) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddi ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi ve sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olayda, kolluk görevlilerince icra edilen uygulama sırasında sanık ...'in kullanımında olan aracın durdurulduğu, araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada yüklü miktarda esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkla yapılan görüşmede uyuşturucu maddeleri sanık ...'ın kendisine vererek sanık ...'a götürmesini istediğini beyan etmesi üzerine, sanık ile kolluk görevlilerinin sanık ...'ın iş yerine gittikleri sanık ...'ın iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan aramada çeşitli ve paketlenmiş halde yüklü miktarda ..., kokain, esrar ve extasy hapların ele geçirildiği, bu suretle sanıkların ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak;
1. ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Taleplerinin İncelenmesinde
Olayın intikal şekli, sanıkların savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu uyuşturucu maddeler üzerinde hakimiyet kurarak bu maddelerin taşınması konusunda birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanık ...'in ikrar içerikli savunmaları, tutanak tanıklarının beyanları, uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ve sanığın yakalanmalarına ilişkin olay tutanağı, sanık ...'in kullandığı araçtan ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin uzmanlık raporları ile tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanık ...'in kullanım amacı dışında söz konusu uyuşturucu maddeleri nakletmek suretiyle üzerilerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2-a. Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde
Sanık ...'ın aşamalarda özü itibariyle değişmeyen beyanlarında, kullandığı araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık ...'a ait olduğunu ve uyuşturucu maddeleri sanık ...'a götüreceğini, uyuşturucu maddeleri götürmesi karşısında sanık ...'dan para alacağını beyan etmesi ile sanık ...'ın da aşamalarda sanık ...'ın olaydan bir gün önce kendisini arayarak yanına iki kişinin geleceğini ve onlara yardımcı olmasını söylediğini beyan etmeleri, sanık ...'in kullandığı araçtan ele geçen uyuşturucu madde miktarı ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın sanık ... aracılığıyla sanık ...'a esrar gönderdiğinin anlaşılması karşısında sanıkların fikir ve eylem birliği içinde üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri sabit olup, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 188/5 maddeleri uyarınca mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
b. Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde
aa. Sanığın işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ve sanığa ait olduğu kabul edilen uyuşturucu maddelerin türü ve miktarları ile sanık ... tarafından sanık ...'a getirilen uyuşturucu madde miktarı göz önünde bulundurulduğunda, suç konusu uyuşturucu maddelerin miktar ve çeşitliliğine bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmesi,
bb. Sanık ...'nün aşamalarda alınan beyanlarında sanık ...'ın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluştuğu halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
cc. Sanık ...'ın aşamalarda özü itibariyle değişmeyen beyanlarında, kullandığı araçta ele geçen uyuşturucu maddelerin sanık ...'a ait olduğunu ve uyuşturucu maddeleri sanık ...'a götüreceğini, uyuşturucu maddeleri götürmesi karşılığında sanık ...'dan para alacağını beyan etmesi ve sanık ...'ın da aşamalarda sanık ...'ın olaydan bir gün önce kendisini arayarak yanına iki kişinin geleceğini ve onlara yardımcı olmasını söylediğini beyan etmesi, sanık ...'ın 120.830 TL para ile sanık ...'in tarif ettiği iş yeri önünde yakalanması, sanık ...'in kullandığı araçtan ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın sanık ... aracılığıyla sanık ...'a esrar gönderdiği, bu şekilde sanık ...'ın diğer
sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu uyuşturucu maddeler üzerinde hakimiyet kurarak ticari nitelikteki uyuşturucu maddelerin taşınması konusunda birlikte hareket ettikleri anlaşıldığından, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 188/5, 192/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/2126 Esas, 2024/1632 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/2126 Esas, 2024/1632 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.