11. Ceza Dairesi, 5809 sayılı kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasını zamanaşımı nedeniyle düşürürken, nitelikli dolandırıcılık mahkumiyetini eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında 5809 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davanın mükerrerlik nedeniyle reddi kararını, esasen mükerrerlik bulunmadığını tespit etse de, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verirken; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise, sanığın savunmaları, menfaat miktarı, prim ödemelerinin kime yapıldığı ve diğer şüphelilerin rolü gibi kritik konularda eksik inceleme yapıldığı ve gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmadığı gerekçesiyle bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/33206 E.  ,  2026/4300 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2015/267 E., 2016/175 K.
SUÇLAR
: 5809 sayılı Kanuna aykırılık, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilebileceği cihetle; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan dosyada adına hat çıkarılan kişinin ve numaraların aynı olmadığı, her iki dosya arasında mükerrerlik bulunmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı ise de zamanaşımının olumsuz muhakeme koşulu olarak yargılamaya engel olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Sanığın tüm aşamalarda saha elemanı olarak çalıştığını, sunulan nüfus cüzdanlarına göre işlem yaptıklarını, belgelerin aktivasyon yetkilisine teslim edildiğini, onların da ilgiliyi arayarak ve teyit ederek hattı açtıklarını, bu işlemin gerçekleşmediğini, aylık 40 işlemin kotasını doldurmasına rağmen işyeri sahibinin 100 adet işlem yapmalarını istediğini, aktivasyon görevlisinin yanlışlıkla bir adet fazladan hat çıkardığını söylediğini, bu kadar küçük bir meblağ için suç işlemeyeceğini, buna rağmen zararı giderdiğini, bazı durumlarda kendilerine belge imzalattıklarını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, alınan bilirkişi incelemesinin sadece şikayetçi yönünden yapılması, 24.05.2014 tarihli ... İletişim Evrak Teslim Tutanağı başlıklı belgede şikayetçi adına 3 hattın yazıldığı, alınan rapora göre bunlardan ....48 00 nolu hatta ilişkin sözleşmedeki imzanın şikayetçiye ait olduğunun belirlenmesi, suça konu hattın karşısında başka bir ismin yer alması, menfaat miktarının 18 TL olması ve hat başına alınan primlerin katılan şirket tarafından doğrudan kime ödendiğinin araştırılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; suça konu belgeler üzerinde sanık, hakkında KYOK verilen ... ve suç tarihinde aktivasyon görevlisi olarak görev yaptıkları iddia olunan ... ve ... yönünden de yapılması, abone yapılması halinde prim ödenip ödenmediğinin ve menfaatin kime ait olduğunun tespiti açısından doğrudan doğruya kime ödendiğinin katılan kuruma sorulması, Evrak Teslim Tutanağında yer alan işlemlere dair belgeleri teslim alan aktivasyon görevlisinin kim olduğu, abonelik işlemlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda araştırma yapıp yapmadığı konusunda tanık olarak dinlenmesinden sonra dosyadaki tüm deliller ile birlikte sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.