Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet kararının, uzlaşma sağlanamaması ve önceki bozmaya uyulması sonrası Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Sanığın "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçundan yargılandığı dava sonucunda verilen mahkumiyet hükmü, yargılama sürecinde usul ve kanuna uygun işlemlerin yapıldığı, daha önceki bozma kararına eylemli olarak uyulduğu, uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaşma sağlanamadığı, ileri sürülen tüm iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından işlendiğinin kesin verilere dayalı olarak saptandığı, vicdani kanının dosya içeriğiyle uyumlu olduğu ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2020/213 E., 2021/1102 K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarih ve 2019/6543 Esas, 2019/14279 Karar sayılı bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmemiş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılması nedeniyle bozmaya eylemli uyulduğu kabul edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,29.04.2026 tarihinde karar verildi.