11. Ceza Dairesi, dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçunda, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulanmasını düzelterek mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecinde toplanan ve tartışılan delillere dayanarak yerinde görmüş; ancak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, tekerrüre esas alınan önceki ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle yasalara aykırılık tespit edildiğinden, bu husus hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle düzeltilerek, mahkumiyet hükmünü onamıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/22776 E.  ,  2025/10642 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2019/242 E. 2019/540 K.
SUÇ
: Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2008 tarihli 2008/3 28... /489 Karar sayılı ilamının, suç tarihinden sonra Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 26.06.2014 tarihli ve 2012/20645 Esas, 2014/12939 Karar sayılı onama kararı neticesinde kesinleştiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka sabıkasının bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesine aykırı olarak sanık hakkında suç tarihinden sonra kesinleşen ilam esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin paragrafın tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.07.2025 tarihinde karar verildi.