Nitelikli dolandırıcılık davasında, sanığın şizofreni teşhisi ve akıl hastalığı nedeniyle ceza ehliyeti değerlendirilmeden verilen mahkûmiyetin eksik araştırma sebebiyle bozulması kararı.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının, hüküm sonrası dosyaya sunulan ve sanığın şizofreni teşhisi ile %80 çalışma gücü kaybı olduğunu gösteren sağlık raporu ışığında, suç tarihi itibarıyla işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin Türk Ceza Kanununun 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle önemli derecede azalmış olup olmadığının tam teşekküllü bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden alınacak uzman raporuyla yeniden ve eksiksiz araştırılması gerekliliği gözetilmeden hüküm kurulduğu için bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2015/305 E., 2016/39 K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık tarafından gerekçeli karar temyiz edildikten sonra dosyaya sunulan 20.12.2018 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettiği ... Üniversitesi ... Fakültesi Hastanesi Sağlık Kurulunun 09.07.2018 tarihli raporunda sanığa şizofreni teşhisi konulduğu ve bu rahatsızlıktan dolayı %80 oranında çalışma gücü kaybına sahip olduğunun belirtilmesi karşısında; sanığın ... ilgili İhtisas Dairesine veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ya da ... Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından birine sevki ile suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.