Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, uzlaştırma teklifi tebligatlarının usulüne uygun yapılmaması nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması kararı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararında, uzlaştırma teklifinin hem sanığa hem de katılana bilinen son adreslerine usulüne uygun tebliğ edilmediği, yanlış adreslere gönderilen tebligatların iade gelmesine rağmen uzlaştırma sürecinin sonuçlandırılarak rapor düzenlendiği tespit edildiğinden, taraflara yeniden usulüne uygun uzlaştırma teklifi yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2022/220 E.  ,  2026/4801 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2020/108 E., 2020/475 K.
SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligat yapılmadan iade edilmesi durumunda muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, oysa somut olayda, katılan ile telefonda yapılan görüşmede 10.000 TL olan zararının karşılanması halinde uzlaşacağını belirtmesi, sanığa uzlaşma teklifi için çıkarılan tebligatın uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih itibariyle sanığın bilinen son adresine değil, başka adresine çıkarılması ve sanık ile katılana çıkarılan tebligatların iade gelmesine karşın taraflara usulüne uygun yapılmayan ve iade gelen tebliğlere göre sanık ve katılanın kendilerine uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren üç gün içerisinde kararlarını bildirmediklerinden bahisle uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor tanzim edilmesi karşısında, taraflara usulüne uygun olarak uzlaşma tebligatları yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.