Sigortasız araç kazasında yaralanan hakim davacının maddi ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının 2021 yılında karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak açtığı haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik zararları için toplam 429.800 TL maddi tazminata hükmedip tedavi giderleri talebini reddetmiş olup, davalı vekili, aracın kaza tarihinde sigortalı olduğunu ve husumet eksikliği bulunduğunu ileri sürerek, kararı bedensel zarar tazminatına ilişkin kısmından istinaf etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...KARAR TARİHİ
: 22/09/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ
: 12/02/2026NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ...VEKİLİ
: Av...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 22/09/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: 22/09/2026Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 09/10/2021 tarihinde elektrikli bisikletle Ilgın/Konya ...... Caddesi istikametinden Kemal Türeli Caddesi'ne dönüş yaptığı esnada ...... isimli bir şahsın sevk ve idaresindeki sigortasız ...... plakalı aracın davacıya çarpmasıyla kaza meydana geldiğini, davacının çarpmanın etkisiyle yerde sürüklendiğini, ağır şekilde yaralandığını, hakimlik mesleğini icra eden davacının tüm kurallara riayet etmiş olması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulanmadığını, Ilgın Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı kararıyla da sabit olduğunu, ceza dosyasında da aldırılan bilirkişi raporlarında da davacının kusurunun olmadığının tespit edildiğini, somut olay sigortasız araç sürücüsünün tam kusuruyla gerçekleştiğini, aracın sigortasız olması sebebiyle eldeki bu davanın ...'na yöneltildiğini, davacının halen tam olarak iyileşemediğini, iyileşme süreci boyunca çalışamadığını, yürüyemediğini, kendi öz bakımını dahi yapamadığını, uzun süre pahalı tedaviler gördüğünü, sürekli tedavilere gitmek zorunda kaldığını, davacının halen daha bu kazanın etkisiyle tam olarak iyileşemediğini, sürekli iş görmezlik durumu oluştuğunu, bacağındaki yaralanmadan dolayı yürüme bozukluğu yaşadığını, maddi zararların davalı ...... tarafından giderilmesi için posta yolu ile 25/07/2023 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığını, buna karşın davalı ...... hiçbir cevap vermediğini, olumlu ya da olumsuz geri dönüş sağlamadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere, maddi tazminat talepleri açısından belirsiz alacak davası olarak görülerek ileride arttırılmak üzere şimdilik; geçici iş göremezlik için 200 TL, sürekli iş göremezlik için 200 TL, faturalandırılan ve faturalandırılamayan tedavi giderleri için 200 TL maddi olmak üzere 600 TL maddi tazminatın sigorta rizikosunun (kazanın) gerçekleştiği tarih olan 09/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne bir şekilde başvurusunun bulunmadığını, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan araştırmalar neticesinde davaya konu olaya sebebiyet verdiği iddia olunan ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı aracın olayın meydana geldiği 09.10.2021 tarihinde ...... poliçe numarası ile ...... nezdinde sigortası olduğunun tespit edildiğini, davanın husumet sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan elektrikli bisiklet ile yaralandığını iddia eden davacının kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacıya zarar veren motorlu aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunup bulanmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet oranı tespiti kaza tarihinde yürülükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu ie husumet sebebiyle usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 09/10/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan ve Mahkememizce hükme esas alınana bilirkişi raporları ve davacının bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve,Davanın KISMEN KABULÜ İLE;Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı 429.600,00 TL, geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 200,00 TL olmak üzere toplam 429.800,00 TL maddi tazminatın, 11/08/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacının tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine," hüküm kurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının bedensel zarar tazminatı talebi öncesinde müvekkili ......'na mevzuata uygun şekilde zorunlu belgelerle başvurmadığını, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu uyarınca dava şartının gerçekleşmediğini ve davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde başka bir sigorta şirketi nezdinde geçerli bir Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğunu, geçerli sigortası olan araçların verdiği zararlardan müvekkili kurumun sorumlu tutulamayacağını ve davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından en az yedi hekimden oluşan bir sağlık kurulu tarafından, kaza ile illiyet bağı, iyileşme durumu ve çift organ ölçümleri denetlenerek alınması gerekirken mevcut eksik raporun ancak uzman görüşü sayılabileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama metodunun hatalı olduğunu, TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılırken teknik faiz uygulanmamasının usule aykırılık teşkil ettiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin kurum sorumluluğunda bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı tazminatının net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının kazada tam kusurlu olduğunu, sigortasız olduğu ileri sürülen araç sürücüsünün ise kusursuz olması sebebiyle müvekkilinin kusur oranı ve teminat limitleri dahilinde bir sorumluluğunun doğmadığını, usulüne uygun bir başvuru olmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini ve hükmedilen tazminata reeskont faizi yürütülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.1-Davalı ...... vekilinin davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı, dolayısıyla temerrüt/faize ilişkin itirazının incelenmesinde;2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına (ya da ......'na) karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş,2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup;6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacı tarafın, dava tarihinden önce davalıya başvurduğu, dolayısıyla davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı, bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği, temerrütün de başvuru tarihinden itibaren geçmesi gerekli sekiz günlük yasal süre de nazara alındığında bu tarih itibariyle oluştuğundan, davalı vekilinin bu hususlara ilişkin itirazı yerinde değildir.2-Davalı ...... vekilinin kusura yönelik itirazının incelenmesinde;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Mahkemece alınan kusur raporuna göre dava dışı sigortasız araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu dosya kapsamınca sabit bulunduğundan, hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, ayrıntılı ve gerekçeli, hükme elverişli bulunması nedeniyle buna yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.3-Davalı ...... vekilinin aracın kaza tarihinde sigortalı olduğuna yönelik itirazının incelenmesinde;15/11/2023 tarihli Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nin yazı cevabında ...... plakalı aracın kaza tarihinde sigortasının olmadığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.4-Davalı ...... vekilinin maluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik itirazının incelenmesinde;Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DİRENME KARARLARIMIZ HGKK 2025/488 ESAS VE 2026/223 KARAR ,2025/489 ESAS 2026/224 KARAR SAYILI İLAMLARI ÇERÇEVESİNDE BOZULDUĞUNDAN BU ÇERÇEVEDE;Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.09/10/2021 tarihinde gerçekleşen somut olaya ait kaza nedeniyle maluliyet raporunun da “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre hazırlanması gerekmektedir.Somut olayda içinde adli tıp uzmanının da bulunduğu 7 kişilik uzman doktor heyetinden olay tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alındığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.Yine ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekeceğinden bu esaslara göre hesaplanıp karar verilmesi yerinde görülerek davalı vekilinin itirazlarının yerine olmadığı anlaşılmıştır.5-Davalı ...... vekilinin tedavi giderleri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezliğin teminat dışı olduğuna yönelik itirazının incelenmesinde;Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup belirtilen teminat limiti göz önüne alınarak davalının sorumluluğu bulunmaktadır.(Bkz. aynı yönde geçici iş göremezlik tazminatının sakatlık ve ölüm teminat limitinde yer aldığına dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/9892 Esas, 2025/17135 Karar; 2025/10719 Esas, 2025/16838 Karar; 2024/9922 Esas, 2025/16425 Karar sayılı ilamları)Öte yandan; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ......'nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. Buna göre mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır.Bu itibarla, tedavi süresince bakıcı giderleri ile tedavi giderleri Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.Bu halde, istinaf eden davalıların geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir.Yine davacı tarafça bakıcı gideri talep edilmediği, mahkemece de hükmedilmediği nazara alınarak bakıcı giderine yönelik ve mahkemece zaten yasal faize hükmedildiği nazara alınarak faiz türüne yönelik itirazların reddi gerekmiştir.Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 29.359,64 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 7.340,00 TL nin mahsubu ile bakiye 22.019,64 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.22/09/2026...Başkan...e-imzalı...Üye...e-imzalı...Üye...e-imzalı...Katip...e-imzalıBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.