Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan mısır balyası borcuna ilişkin icra takibine itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya dört sevkiyat halinde toplam 73.240 kg mısır balyası teslimatından kaynaklanan ve 65.916 TL tutarındaki borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının başlangıç kısmını özetlemekte olup, davacının kantar fişleri ve faturayla desteklediği alacak iddiasına karşılık, davalının davaya herhangi bir yanıt vermemesi nedeniyle mahkemenin delilleri topladığı ve ticari defterlerin delil niteliğini incelemeye başladığı bir yargılama sürecini anlatmaktadır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... karşı tarafa 03.09.2024 ve 04.09.2024 tarihlerinde ... plaka, ... plaka, ... plaka ve ... plakalı araçlarla toplamda dört kez 73.240,00 kg mısır balyası gönderdiğini, karşı taraf ise bu mısır balyaları karşılığında davacıya 65.916,00 TL borçlandığını, davacı tarafından 09/09/2024 tarihli ... seri numaralı fatura düzenlenerek ... Tic Anonim Şirketine gönderildiğini, fakat karşı taraf mısır balyasından kaynaklı borcunu ödemediğini, malların teslim edildiğine dair kantar fişlerinin sunulduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine Ereğli/Konya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyaysıyla icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın kötü niyetli olarak 03/10/2024 tarihinde itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya herhangi bir cevap veya beyan dilekçesi sunmamıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Ereğli İcra Müdürlüğü'ne, Aksaray Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Ereğli Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Ereğli Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Aksaray Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Mahkememizce Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Tic. A.Ş. olduğu, borcun 09/09/2024 tarihli 65.916 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 65.916 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mahkememizce SMMM bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi 08/04/2026 tarihli raporda sonuç olarak; davacı tarafın uyuşmazlık dönemine ilişkin işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, defterlerini yasal süresi içerisinde defter beyan sistemine yüklediği, bu defterlere yapılan kayıtların mali açıdan tutarlı ve usulüne uygun olduğu tespit edildiğini, davacı ...'in uyuşmazlık dönemi işletme defterleri üzerinde yapılan incelemede; davalı adına düzenlediği 65.916,00 TL'lik faturanın kayıtlı olduğu, dava dosyası kapsamında uyuşmazlık konusu faturanın ödendiğine ilişkin bir kayıt ya da belgenin olmadığı, WhatsApp görüşmelerinde bahse konu edilen iade faturasının davacı tarafın defterinde kayıtlı olmadığı gözlemlendiğini, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen, uyuşmazlık konusu 09/09/2024 tarihli ve ... seri numaralı, “Mısır Balyası” açıklamalı, KDV hariç 54.930,00 TL bedelli fatura ile davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen iade faturasının, vergi idaresince dosyaya sunulan “Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi” başlıklı raporda yer alan alış ve satış kayıtları arasında bulunduğu tespit edildiğini, dosya kapsamındaki kantar fişi, WhatsApp yazışmaları ve muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; 03/09/2024 tarihinde malın “...” adına giriş kaydının yapıldığı, akabinde taraflar arasında fatura talebi ve fiyat mutabakatının sağlandığı anlaşıldığını, buna karşılık 14/09/2024 tarihli iade faturasının, malın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle düzenlendiği, ancak malın fiilen iade edildiğine dair herhangi bir sevk, teslim veya stok çıkış belgesinin ve muhasebe kayıtlarında buna ilişkin bir düzeltme yapıldığına ilişkin dosyada bir belgenin yer almadığı bu haliyle iade işleminin, muhasebe tekniği ve belge bütünlüğü bakımından önceki belge ve kayıtlarla uyumlu olmadığı kanaatine varıldığını, WhatsApp yazışmalarında paylaşılan tartım fişlerinde kayıtlı bulunan veriler, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturanın içeriğini ve dayanağını doğrular mahiyette olduğu gözlemlendiğini, yapılan açıklamalar ve tespitler doğrultusunda, değerlendirme, delillerin lehe veya aleyhe sonuç doğurma niteliklerinin takdiri ve nihai kararın mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu,Ereğli (Konya) İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... Tic. A.Ş. olduğu, borcun 09/09/2024 tarihli 65.916 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, toplam 65.916 TL üzerinden takip başlatıldığı, dosya arasında mevcut 08/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davalının borçlu olduğu tutarın 65.916,00 TL olduğu belirtildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜNE, Ereğli İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 65.916,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2-Takibe konu asıl alacak olan 65.916,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 65.916 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 4.502,72 TL nispi karar ve ilam harcından, Konya Ereğli ... sayılı takip dosyası üzerinden yatırılan 329,58 TL peşin harç ve mahkememiz dosyasına yatırılan 796,11 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.125,69 TL harcın mahsubu ile kalan 3.377,03 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan Konya Ereğli ... sayılı takip dosyası üzerinden yatırılan 329,58 TL peşin harç ve mahkememiz dosyasına yatırılan 796,11 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.125,69 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı gideri, 5.000 TL bilirkişi ücreti gideri, 132,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.747,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 65.916 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacı ile davalı şirket tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı ile davalı şirkete iadesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.