Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda verilen mahkumiyet kararında, uzlaştırma kapsamındaki önceki suçun tekerrüre etkisi ve kazanılmış hak uygulamasında yasal madde hatasının düzeltilerek onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, gerekçeli karardaki suç tarihinin düzeltilmesi, tekerrüre esas alınan ve sonradan uzlaşma nedeniyle düşürülen önceki mahkumiyetinin infaz aşamasında tekerrür hükümleri açısından yeniden değerlendirilmesi ve kazanılmış hakka ilişkin kanun maddesi atfındaki hatanın giderilmesi suretiyle düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2020/1029 E., 2021/945 K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında 05.06.2010 olarak hatalı yazılan suç tarihinin mahallinde 05.06.2008 olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;Hükümde tekerrüre esas alınan Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/199 Esas, 2008/102 Karar sayılı ilâmına konu basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak 23.02.2023 tarihli ek karar ile uzlaşmanın sağlanması nedeni ile davanın düşmesine karar verildiği tespit edilmekle, düşmeye dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak tekerrür hükümlerinin tatbik edilip edilmeyeceğinin infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;Sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan Kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası olarak hatalı gösterilmesi,Yasaya aykırı, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanık yönünden kurulan hükmün kazanılmış hakkın korunmasına ilişkin (3) nolu bendinde yer alan "CMK, m. 307/4" ibaresinin çıkartılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası" ibaresinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,29.04.2026 tarihinde karar verildi.