Havayolu şirketinin kabin bagajı kaybından doğan sorumluluğu, Montreal Konvansiyonu uyarınca dizüstü bilgisayar ve giysi bedelinin kısmen tazmini talebine ilişkin istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Bir yolcunun, hava yolu şirketi tarafından uçağın kabin bagaj bölümüne sığmaması nedeniyle teslim alınıp varış noktasında kaybolan el bagajının tazminatı talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi kayıp giyim eşyası bedelini tazminata hükmederken, bölge adliye mahkemesi yolcunun mesleki durumu ve seyahat sebebi göz önüne alınarak dizüstü bilgisayar bedelini de maddi tazminata dahil ederek hükmü düzeltti, ancak her iki mahkeme de bagaj kaybının kişilik haklarını ihlal etmediği gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetti.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/1449 Esas, 2025/1095 KararHÜKÜM
: Kısmen kabulİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: 2020/149 E., 2022/328 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı vekilinin ise reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete ait 13.12.20 15... :15 kalkış saatli Beyrut-İstanbul uçağına yolcu olarak bindiğini, uçağa binerken kimlikleri, banka kartları ve 6.500,00 USD para bulunan cüzdan, Macbook bilgisayar, 2 ceket, 10 gömlek 5 pantolon bulunan çantasını kabine yanına aldığını, kabine alınan çantanın, uçakta bulunan bagaj bölmesine tahmini 1 cm büyük geldiği için, çantanın "varış noktasına gelindiğinde teslim ederiz" denilmek suretiyle müvekkilinden alındığını, ancak varış noktasında çantanın bulunamadığını, davalının bu hususta gerekli hassasiyeti göstermediğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 50.000,00 TL'nin en yüksek oranda banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın kaybolduğunu iddia ettiği bagajına ilişkin bagaj etiketi ibraz edemediğini, bu nedenle kendisinin talebi üzerine nezaket raporu oluşturulduğunu, müvekkili şirketin davacının kayıp olduğunu iddia ettiği bagajına ilişkin sorumluluğun sınırlamalara tabi olduğunu, davacının taşıma öncesi müvekkili şirkete teslim ettiği bagajına ilişkin daha özel bir fayda bildiriminde bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun 1131 özel çekme hakkı ile sınırlı olduğunu, talep edilen maddi tazminatın dayanağının ve ispat vesikasının bulunmadığını, ayrıca davacının beyanlarına göre kayıp olan eşyaların içerisinde taşınması yasak eşyaların da bulunduğunu, manevi tazminat şartlarının dava konusu olayda oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 13.12.2015 tarihinde Beyrut'tan İstanbul'a gitmek üzere davalı şirketten uçak bileti aldığı, davacı bagajının uçak içi kabine sığmaması nedeniyle uçak içindeki görevlilerce teslim alındığı, ancak varış yerinde davacının bagajının kaybolduğu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığı, bu hususun tanık anlatımı ile sabit olduğu, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu'nun 22/2. maddesi uyarınca davalı taşıyıcının bagaj kaybından 1.131 SDR ile sınırlı olmak üzere sorumlu bulunduğu, ancak bilirkişi raporunda nezaket raporunda yer alan kıyafetlerin uçuş tarihi olan13.12.2015 itibariyle yıpranma payları da düşülmek suretiyle ortalama değerinin 1.600,00 TL olduğu, bagaj içerisinde taşınması yasak olan 6.500,00 USD nakit paradan ve dizüstü bilgisayardan davalının sorumlu olmayacağı, nezaket raporunun düzenlendiği 13.12.2015 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının gerektiği, davanın konusunu oluşturan bagajın kaybından ve bagaj değerinin konvansiyon hükümlerine göre iadesine karar verilmesinden sonra, salt bagajın kaybolması nedeniyle davacının TBK'nın 58. maddesi anlamında kişilik hakkının zedelendiğinden söz edilemeyeceği, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.600,00 TL maddi tazminatın nezaket raporunun düzenlendiği 13.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bagajda 6.500,00 USD olduğunu ileri sürdüğü, ancak hayatın olağan akışına göre paranın seyahat eden kişinin nakit parayı yanında taşıdığının varsayılacağı, paranın el bagajında bulunduğuna dair bir delil ibraz edilmediği, ancak davacının mesleği, sosyal durumu ve seyahat nedeni dikkate alındığında el bagajında bilgisayar bulunmasının makul olduğu, bu durumda mahkemece giyim eşyaları dışında, dizüstü bilgisayar bedeli de dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, davacının dönüş yolculuğunda bagajı içerisindeki eşya kaybının kişilik haklarını ihlal eder nitelikte kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 5.600,00 TL maddi tazminatın 13.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, havayolu taşıma ilişkisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 5.600,00 TL olup dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 25.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.2.Davacı yanın temyiz itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda (1) Numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) Numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.