Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, menfi tespit ve istirdat davasında icra takiplerini durdurma talebinin reddi ile icra veznesindeki paranın ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararına ilişkin istinaf değerlendirmesi.
Özet: Davacı, hakkında yürütülen icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti, fazladan ödediği bedellerin istirdadı ve takiplerin tedbiren durdurulması talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin takiplerin doğrudan durdurulması talebini reddedip, icra veznesine girecek paranın teminat karşılığı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı vermesi üzerine istinaf başvurusunda bulunmuştur; istinaf mahkemesi, davacının somut olayın kendine özgü koşulları, ödeme protokolleri ve davalıların kötüniyetli davranışları gibi iddialarını değerlendirerek, ilk derece mahkemesinin bu ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulmamıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:14/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ
:29/06/2026
TALEBİN KONUSU
:Takiplerin Durdurulması
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:14/09/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili, müvekkilinin Serik İcra Dairesi'nin ... Esas, ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin borçlu olmadığının tespitine, müvekkili tarafından Serik İcra Dairesi'nin ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarına ilişkin cebri icra tehdidi altında ve haricen yapılan ödemelerle borcun fazlasıyla ödenmiş olması ve fahiş faiz tahakkuk ettirilmesi nedeniyle, yargılama sırasında bilirkişi marifetiyle belirlenecek fazla ödemelerin tespiti ile; fazla ödenen tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL’sinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte istirdatına, istirdat talepleri kabul edilmemesi ihtimaline binaen, ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine, takip konusu alacağın tamamı ödenmiş olduğundan, telafisi imkansız zararların önlenmesi adına Serik İcra Dairesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarındaki takiplerin teminatsız veya teminatla tedbiren durdurulmasına, davalılar arasındaki organik bağ ve muvazaanın tespiti ile davalıların haksız ve kötü niyetli takipleri nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/06/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince;"... davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden tüm dosya kapsamına göre kısmen kabulü ile dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davası olduğundan İİK'nın 72/3. maddesi gereğince ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, davacı vekilinin ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına yönelik talebinin reddine; ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebileceği gözetilerek; Serik İcra Dairesi’nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyasına istinaden dava değeri olan 100.000,00 TL'nin % 15'ine karşılık gelen 15.000,00 TL nakdi veya kesin süresiz sınırlamasız banka teminat mektubu ibrazı halinde davacı yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin somut olayın kendine özgü hukuki yapısının, taraflar arasındaki protokol ilişkisinin, ifa edilmiş borcun, tahsil edilmiş çeklerin, ayıplı mal muvafakatini ve davalıların açık kötüniyetli davranışlarını dikkate almadığını, müvekkili tarafından yapılan tüm ödemelerin taraflar arasındaki protokol hükümleri çerçevesinde haricen gerçekleştirilmiş olup, bu ödemelerin icra dosyalarına yansıtılmadığını, bu hususun dosyada mevcut protokol ve ödeme belgeleriyle sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının somut olay bakımından fiilen uygulanabilir bir sonuç doğurmadığını, müvekkilinin maruz kaldığı icra baskısının ortadan kaldırmayacağını, taraflar arasında 25/04/2025 tarihli sulh protokolü imzalandığını, bu protokolle icra takiplerine konu borçların hangi şekilde ifa edileceğinin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, dava konusu alacağın dayanağını oluşturan malın ayıplı olduğunu, analiz raporları ve tutanakların bu hususu açık şekilde ortaya koyduğunu, davalıların kötüniyetli davranışlar içerisinde bulunduğunu, HMK'nın 389. maddesi kapsamında tedbir şartlarının oluştuğunu, yaklaşık ispatın fazlasıyla sağlandığını, İİK'nın 72. maddesinin somut olaya uygun yorumlanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
İstinafa konu karar, takiplerin durdurulması talebinin reddine ilişkin 29/06/2026 tarihli ara karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...