Resmi belgede sahtecilik suçundan kesin nitelikteki hükmün temyiz başvurusunun reddi ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen hükmün onanması kararı.
Özet: İki sanık hakkında açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından onaylanan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz talepleri incelenmiş; resmi belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası alan sanığın temyiz başvurusu, ceza miktarının kesinlik sınırı içinde kalması sebebiyle usulden reddedilmiş, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası alan diğer sanığın temyiz başvurusu ise yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, delillerin yeterli olduğu ve suç vasfının doğru belirlendiği gerekçesiyle esastan reddedilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2026/1991 E.  ,  2026/6247 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: 2024/889 E., 2025/1349 K.
SUÇLAR
:Resmi belgede sahtecilik; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Esastan red
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
:Red ,Esastan red hükmün onanması
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yukarıdaki husus dışında kalan sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzimr 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli ve 2017/402 Esas, 2024/176 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında,resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1,43/1, 62/1,53 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-e,43/1, 62/1,52/2-4,53 maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2024/889 Esas, 2025/1349 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... müdafii temyiz isteği; müvekkilinin reçetelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu açık gönüllük ile itiraf etmişse de bahsi geçen imzaların neden attığı hususunda açık ve samimi beyanlarda bulunduğu bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ...'nin temyiz isteği; masum olduğunu ve somut olaya ilişkin kastının olmadığını mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (1) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe (2) bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, kararında sanığın öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.