3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararını, ankesörlü hts kayıtlarında yetersiz bilirkişi incelemesi ve eksik araştırma gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanıkla ardışık aranan kişilerin soruşturma durumları ve ifadelerinin alınmaması, ankesörlü telefon aramalarına ilişkin HTS kayıtlarının detaylı bilirkişi incelemesinin eksik yapılması, arama frekansları, süreleri, konumları ve diğer şüphelilerle bağlantılarının yeterince araştırılmaması, ayrıca tanık beyanında geçen kritik şahısların kimlik tespiti ve dinlenmesi gibi esaslı eksiklikler içeren bir araştırma sonucunda verilmiş olması nedeniyle hukuka uygun bulunmadığına hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2022/536 E., 2022/1336 K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 34. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2020/296 E., 2022/14 K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen şahıslar hakkında soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek bu kişilerden kovuşturma aşamasında dinlenmeyenlerin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/... soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki ... Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3. Tanık ... .'nin beyanında belirttiği ... ... ve ... isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında .../PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,4. İlgili kolluk birimlerine yazı yazılmak suretiyle veri bankasında ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy çokluğu ile Üye ...'ın karşı oyuyla karar verildi.KARŞI OYSilahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun eksik araştırma nedeniyle bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum.Sayın daire çoğunluğu ile aramdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin ardışık aranma ve tanık anlatımlarına göre sanığın .../PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir.Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu kabul edilmiştir.Sanığın .../PDY terör örgütünün "mahrem" nitelikli asker yapılanmasında faaliyet yürüten terör örgütü mensupları arasında gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullanıldığı tespit edilen büfe, market, fatura ödeme merkezi ve benzeri kamuya açık yerlerde kurulu kontörlü sabit hatlar ile yine kamuya açık yerlerde kurulu ankesörlü sabit hatlar içerisinde bulunan numaralardan aynı suçtan haklarında soruşturma yürütülen asker şahıslarla ardışık arandığı, bu kapsamda;Tanık ...'un dosya kapsamı ve etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu beyanında özetle; Sanığı Kara Harp Okulu'ndan devre arkadaşı olmasından dolayı 2008 yılından beri tanıdığını, 2011 yılında sanığında kendisinin de İstanbul'da ikamet ettiğini, yaz tatiline geldiklerinde kendi görüştüğü mahrem imamı ... ... ile bir görüşmesinde sanığın da orada olduğunu, sonrasında bir kaç defa sanık, kendisi ve mahrem imam ... ile bir kaç defa görüştüklerini, 2012 yılında sanığın jandarma, kendisinin tankçı olduğunu. ...'ın örgüt içinde öğrencilerle görüşen kişiyken kendileri subay oldukları için kendisi ile başka birinin, sanık ile de başka birinin irtibat kurmaya başladığını, İstanbul’a atandığında kendisini ... diye tanıtan gerçek adı ... ... ... olan kişi ile görüştüğünü, 2013 yılından sonra kimse ile görüşmediğini sadece ankesörlü telefondan arandığını, daha önce Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ifadesinde belirttiği gibi cemaat olarak bilinen yapının içinde bulunan ve mahrem imam olduğunu sonradan öğrendiği ... ...'nin hem kendisi ile hemde ... ile ilgilendiğini, sanık ...’ın daha sonra başka bir mahrem imama devredildiğini. 2012 itibariyle sanığın ev tuttuğunu, bu evde ... ve ... ile kaldığını, bu evin örgüt evi niteliğinde olmadığını, ... ile görüşmesinde ... ve ...'un o zamanlar cemaat olarak bilinen ... yapılanmasının içinde olduğunu bana söylediğini, şeklinde beyanda bulunmuştur.Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde örgütün görevlendirdiği ve sanığın mahrem abisi olduğu belirlenen "..." isimli kişinin düzenlediği görünüşte "sohbet" adı verilen ancak içeriği itibariyle örgütsel eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına uzun süre boyunca katılan ayrıca 2012-2015 yılları arasında İstanbul. Balıkesir. Elazığ ve Ankara illerinden toplam 38 kez arandığı bu aramaların 4 adedinin ardışık olarak kendisi gibi asker kişilerle gerçekleştiği bu suretle sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan İlk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı ile bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararlarının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun eksik araştırmaya özellikle sanık hakkında düzenlenmiş ... raporunda başka ardışık arandığına ilişkin kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin dosyaya bir yenilik katmayacağı da göz önüne alınarak bozma yönündeki kararına iştirak etmiyorum.