Televizyon kanalının kişilik haklarına saldırı iddiasıyla internet haber sitesi aleyhine açtığı manevi tazminat davasında, basın özgürlüğü sınırları içinde değerlendirilen haberin hukuka uygun bulunmasıyla temyiz itirazlarının reddedilmesi.
Özet: Bir televizyon kanalının, bir internet haber sitesinde yayımlanan haberin kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle açtığı manevi tazminat ve hukuka aykırılığın tespiti davasında, ilk derece mahkemesi basın özgürlüğü kapsamında eleştirinin sınırları aşılmadığına hükmederek davayı reddetmiş; bu ret kararı bölge adliye mahkemesince de onanmış, son olarak Yargıtay ise hem davacının haberin eleştiri sınırlarını aştığına dair itirazlarını hem de davalının vekalet ücretine ilişkin itirazlarını yerinde görmeyerek, alt mahkemelerin kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar vererek her iki tarafın temyiz taleplerini de reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: 2022/877 E., 2023/3898 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin .... Televizyonu'nun yayın hakkı sahibi olduğunu, davalının ise www...com.tr internet sitesinin yayın hakkı sahibi olduğunu, söz konusu sitede 04.11.2020 tarihinde yayınlanan yapılan haber nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafın yayın politikasının eleştirildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının basın kuruluşu olması nedeniyle yapılan eleştiri şiddetli olsa da açıkça kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı müddetçe buna katlanılması gerektiği, aksi durumda hem anayasa hem uluslararası hukuk nezdinde korunan basın özgürlüğünün zarar göreceği, buna göre haberin başlık ve içeriğinin davacının manevi haklarına ve ticari itibarına tecavüz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayının eleştiri sınırlarını aşan mesnetsiz bir haber olduğunu, hakaret içeren bir ifade ile haber yapılmasını kanunun korumayacağını, müvekkiline yönelik itibarsızlaştırma çalışmalarının basın ve ifade özgürlüğü kisvesi altında korunamayacağını ve yerel mahkemece verilen kararın usule aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücretine hükmedilmemesi için taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk görüşmelerine katılmaması gerektiğini, somut olayda arabuluculuk son tutanağında da müvekkili şirkete hiç ulaşılamadığı hususuna yer verildiğini, bu sebeple geçerli bir mazeret olmaksızın görüşmelere katılmama gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve mahkemece vekalet ücreti yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; www...com.tr internet sitesinde 04.11.2020 tarihinde yapılan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.