Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetin, arama tanığı eksikliği ve etkin pişmanlık hükümleri yönünden Yargıtay tarafından bozularak tekrar incelenmesi.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararı, daha önce Yargıtay tarafından konut aramasının yasalara aykırı yapılması ve sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılmaması nedenleriyle bozulmuştur; bozma sonrası yerel mahkemece tekrar mahkûmiyet kararı verilmesi üzerine, sanık müdafii, hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını, aramanın usulsüz olduğunu, fiziki takip veya iletişimin dinlenmesi gibi tedbirlerin bulunmadığını, suçun unsurlarının oluşmadığını ve yeterli delil olmadığını ileri sürerek beraat talebiyle hükmü temyiz etmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/11350 E.  ,  2026/5098 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2025/148 E., 2025/126 K.
SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlamı
Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile "............ 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmasının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", 5271 sayılı Kanun'un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı bu suretle sanığın ikametinde iki parça halinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliğinde oldukları, mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacakları düşünülebilecek olmakla birlikte, sanığın tüm aşamalarda arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmesi hususları hep birlikte gözetildiğinde söz edilen usuli eksikliğin muhakemede bir bütün olarak adil yargılama hakkını ihlal etmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
1. Tanık ...'nın beyan ve teşhisi dışında aleyhinde mahkumiyete yeter delil bulunmadığı aşamada, tanıkta ele geçen uyuşturucuyu tanığa bedelsiz olarak kendisinin verdiğini beyan etmek suretiyle, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan sanığa verilecek cezadan 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Şahit numunelerin müsaderesine karar verilmemesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay bozma ilamından sonraki hukuki süreç
Bozma üzerine Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2025/148 Esas, 2025/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62, 52/2, 52/4, 53, 54/1 ve 54/4 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemleri
Sanığın işlediği iddia olunan suça ilişkin herhangi bir fiziki takip, iletişimin dinlenmesi veya teknik araçlarla izlenmeye dair bir tedbire başvurulmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ve yanında bulunan arkadaşı ...'nın üst aramasının arama kararı olmaksızın hukuka aykırı olarak yapıldığına, olay tutanağının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğine, olayın oluş şekli değerlendirildiğinde temin etmekten bahsedilemeyeceğine, sanığın ikametinde yapılan aramanın usulsüz olması nedeniyle ele geçirilen uyuşturucuların hükme esas alınamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen ...ya bir miktar sentetik ... türü uyuşturucuyu temin ettiği iddiasına ilişkin;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, suça konu uyuşturucunun herhangi bir arama yapılmaksızın kullanıcı tarafından kolluk görevlilerine verildiği ve Dairemizin bozma kararında belirtildiği üzere sanığın ikametinde yapılan aramanın usulsüz olduğu ve sanığın atılı suç nedeniyle kabul edilen eyleminin kullanıcı ...ya suça konu uyuşturucuyu temin etmek olduğu anlaşılmakla, olay tutanağı, sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmasında kullanıcı ...ya bedelsiz olarak uyuşturucu verdiğine yönelik ikrarı, kullanıcı ...nın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunması ile mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanı ve uzmanlık raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2025/148 Esas, 2025/126 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.