İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının alüminyum üretiminde kullanılan ayıplı eloksal redresörler sebebiyle davalıya karşı açtığı eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası.
Özet: Davacı, üretim tesisleri için davalıdan satın alıp entegre ettiği iki adet redresörün, kurulum sonrası gereği gibi çalışmadığını ve sorunların makinelerden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Davalının makinelerde sorun olmadığını iddia etmesi üzerine yapılan bilirkişi incelemelerinde, redresörlerin teslimatında ve devreye alınmasında gecikmeler yaşandığı, tam ve eksiksiz çalıştığına dair evrak bulunmadığı, davalının iyileştirme çabalarına rağmen makinelerin davacının üretim hattında kullanılamadığı, elektronik veya soğutma problemleri olduğu ve birinin trafosunun kavrulmuş olduğu tespit edilmiştir. Raporlar, makinelerin ayıplı mal niteliğinde olduğunu ve davacının mağduriyetinin tüketicinin korunması mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2023/477 Esas
KARAR NO
: 2026/586
DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 21/07/2023
KARAR TARİHİ
: 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının alüminyum malzeme üretimi işi yaptığını, davalı firmanın Kaplama redresörleri, akü sarj redresörleri, regülatör çeşitleri ve güç üniteleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacının üretim tesislerinde kullanmak üzere 24/02/2021 tarihli satınalma sözleşmesi ile iki adet 12.000,00 Amper redresör ve 1 adet 6.000 amper renk redresörü sipariş ettiğini, iş bu makinelerin faturası ile üretim tesisine getirilerek, eloksal tesisine entegre edildiğini, tesisi devreye alma sırasında sorunlar görüldüğünü, bunların davalıya bildirildiğini, davalının sipariş edilen renk redresörünü iade aldığını davacının başka bir renk redresörü alarak sorunu çözdüğünü, davaya konu diğer iki eloksal kaplama redresörü ile ilgili sorunların da davalıya bildirildiğini, davalının makinelerde sorun olmadığını ve kullanılan kimyasallarda sorun bulunduğunu bildirdiğini, ayıbı kabul etmediğini ve makineleri iade almadığını, ürün için farklı kimyasallar tedarik edilmesine rağmen iki makinenin gereği gibi çalışmadığı, sorunun makinelerden kaynaklandığının tespit edildiğini ve rapor hazırlandığını,
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Dava yazılım işlerine dair taraflar arasında akdedilen 28/07/2023 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve işi teslim süresinin geçirildiğinden bahisle davacı tarafça sözlemeden dönme hakkı kullanıldığı belirtilerek sözleme kapsamında yapılan peşin ödemenin iadesi ve kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 30/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olan 2 adet eloksal redresorün kimden kaynaklı olduğu dosya evraklarından anlaşılmayacak şekilde teslimatında ve devreye alınmasında gecikmeler oluştuğu, makinelerin devreye alınması süreci sonunda tam, eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğine dair dosyada imzalı bir evraka rastlanmadığı, kurulumdan sonraki olumsuzluklar için üretici firma davacının iş yerine ikame makineler koyduğu ve davacıyı mağdur etmemeye çalıştığı, Davalı üreticinin her türlü gayretine rağmen satılan iki adet eloksal redresörü davacının üretim hattında kullanılamadığı, elektronik veya soğutma problemi mevcut olduğu, dosya evraklarından anlaşılacağı üzere davalı firma dava konusu iki makineyi kendi imalathanesine alarak sorunları gidermek açısından girişimlerde bulunduğu ancak makineleri imalathanesine alamadığı, bu makinalar davacının iş yerinde devrede olmadığından bir elektronik ölçüm veya soğutma performans ölçümü yapılamadığı, dolayısı ile bu iki adet redresor davacı tarafından üretimde kullanılabilecek bir pozisyonda olmadığında davacı açısından haklı olarak ayıplı mal vasfı kazandığı, nihai kararın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 27/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Proforma faturada belirtilen ürünler 30.07.2021 tarihinde ... Aliminyum firması ... tesislerine getirildiği, dosya içinde var olan sözleşmede makinelerin kurulum ve devreye alma süresinin 4-6 hafta olduğu, garanti süresinin 3 yıl olduğu kayıt altına alındığı, 2 Adet ...-12000 eloksal redresörü kullanım dışı bırakılarak davacı fabrika bünyesinde muhafaza altına alındığı, Trafo hücrelerine sonradan soğutma fanı takıldığı tespit edildiği, makinelerden birinin trafosu kavrulmuş durumda olduğu, Redresörların su soğutmalı olduğu, ancak su soğutma ünitelerinin makine dan de monte edildiği ve makine yanında olmadığı tespit edildiği, ... Firması teknik elemanın ... tarafından makinelerin kurulumu 17.11.2021 tarihinde tamamlandığı, Kurulumu tamamlanan makinelerin ... Aliminyum firması tarafından tam ve eksiksiz teslim alındığına dair herhangi bir evraka dosya muhtevasında rastlanmadığı, dosyada bulunan servis raporlarından, davalı üretici firma ile davacı arasındaki mail yazışmalarından, davalı teknisyeninin düzenlediği servis raporundan, davalının makineyi çalışır ve üretim yapar hale getirmek için gösterdiği gayretlerden, ikame makine temin etmesinden, davacı tesislerinde makinelere davalının yapmış olduğu başarısız müdahalelerden ve nihai olarak makineyi üretim yerine alarak düzeltmek istemesinden; makinenin amaçlanan üretim sürati ve kalitesine ulaşmadığı, tespit edilen bu maddelerin dosya muhtevasında var olmasından dolayı yürürlükte olan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre makineler ayıplı mal vasfı kazandığı, daha önce düzenlenmiş olan kök rapordaki kanaatin değişmediği tespit ve rapor edilmiştir.
Nitelikli hesaplama uzmanı ve mali bilirkişi tarafından müşterek imzalı 18/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, her türlü delilin takdiri ve nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Satıcının, ayıptan sorumlu tutulabilmesi için “taşınırın teslim edilmiş olması”, “taşınır malın ayıplı olması”, “ayıptan sorumluluğu kaldıran sorumsuzluk anlaşmasının yapılmamış olması”, “ayıbın, hasarın alıcıya geçmesinden önce mevcut olması”, ve “Gözden geçirme ve ihbar külfetinin yerine getirilmesi” gerektiği, Şartların somut olay yönünden incelenmesi neticesinde: “Taşınırın Teslim Edilmiş Olması” Koşulu Yönünden: Somut olayda ise satışa konu kumaşların davacıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, bu sebeple satım sözleşmesinde ayıba karşı ihbar süresi emtiaların davacıya teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, “Taşınır Malın Ayıplı Olması” Koşulu Yönünden: Heyetimizce dosya münderecatında ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyası aracılığı ile Davacı Şirketin ... İlçesinde bulunan Makinelerin Makine Mühendisi bilirkişi Bayram Gürbüz tarafından Davalı ve Davacı vekillerinin de katılımı ile yerinde yapılan inceleme sonucu 30.03.2024 tarihinde düzenlenen teknik raporda, İki adet makinenin davalının gayretine rağmen davacı üretim hattında kullanılamadığı, elektronik veya soğutma problemi mevcut olduğu, Davalı makineler kendi imalathanesine almak için girişimde bulunduğu ancak almadığı, makineler davacı iş yerinde devrede olmadıklarından elektronik ölçüm veya soğutma performans ölçümü yapılamadığını Makineler devrede olmadığının haklı olarak ayıplı mal vasfını kazandığı görüşüne yer verildiği, taraflarca kök rapora itiraz edilmesi üzerine tanzim edilen 28.06.2024 tarihli ek raporda özetle, “Makinaların ayıplı olduğu, daha önce düzenlenmiş olan kök raporun isabetli ve yerinde olduğu” kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Sayın Mahkemece ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat dosyası aracılığı tanzim edilen rapora itibar edilmesi durumunda satım konusu ürünlerin ayıplı olduğunun ifade edilebileceği, “Ayıptan Sorumluluğu Kaldıran Sorumsuzluk Anlaşmasının Yapılmamış Olması” Koşulu yönünden: Heyetimize sunulan dosya suretinden taraflarca bu yönde yapılmış bir sorumsuzluk anlaşmasının bulunmadığının görüldüğü, bu itibarla kanaatimiz bahse konu şartın, somut ihtilaf açısından değerlendirilmesine gerek olmadığı, Hasarın Alıcıya Geçmesinden Önce Mevcut Olması” Koşulu Yönünden: Dosyaya talimat yolu ile alınan raporda ayıbın, hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamış olup; heyetimiz uzmanlık alanı dışında olduğunda bu noktada bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı, Sayın Mahkemece hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olduğu kanaatinde olunması durumunda bir alt maddede diğer koşulun incelenmesi sureti ile devam edileceği, ancak Sayın Mahkemece hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olmadığı yani kullanma ile ortaya çıktığı kanaatinde olunması durumunda somut ihtilafta ayıp koşullarının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmayacağı, “Gözden Geçirme ve İhbar Külf Yerine Getirilmesi Koşulu Yönünden: Bu hususta da talimat yolu ile alınan raporda ayıbın niteliği hususunda bir açıklamanın yer almadığı, dolayısıyla heyetimizce ihbar ve gözden geçirme külfetine dair koşulların oluşup oluşmadığı hususunda da bir değerlendirmenin yapılamadığı, öte yandan dosyaya mübrez belgelerden davalının makineleri 2021 Mart ayında teslimi gerçekleştirildiği iddiasında iken; davacının ayıp ihbarına dair ihtarının 29.12.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin müşahede edildiği, dolayısıyla bu noktada ayıbın niteliğine ek olarak davacının ilk olarak hangi tarihte gözden geçirme ve ihbar külfetini yerine getirdiğinin de tespitinin gerektiği, Bu noktadan itibaren açıklamalarımıza Sayın Mahkemece somut olayda ayıbın koşullarının oluştuğu ve davacının seçimlik haklarını kullanabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen bu hususun incelenmesi sureti ile devam edildiğinde: davacının, “Davacı şirket dava dilekçesinde dava değerini, 31.07.2023 tarihli TCMB efektif satış kuru 26,86 TL.den x 5.000 Usd > 134.300 TL olarak talep ettiği, bu noktada öncelikle şunu ifade edelim ki davacının makine bedelinin iadesi talebi “Malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönmeyi isteme” hakkı kapsamında olup; (ayıbın mevcudiyeti koşulu ile) davacının malları iade etmesi koşulu ile anılan makine bedellerinin iadesini talep etme hakkını haiz olabileceğinin ifade edilebileceği, Mahkemece bu kanaatte olunması durumunda bu bedelin 323.486,40-TL olarak hesaplandığı, ancak tekrarla davacının bedelin iadesi talebinde bulunabilmesi yukarıda detayları ile incelendiği üzere: Hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olması, ayıbın niteliği (açık/olağan/gizli) belirlenerek niteliğine uygun düştüğü ölçüde kanunda öngörülen süreler içerisinde ihbar ve bildirim koşulunun yerine getirilmesi” “Makinelerin davalıya iade edilmesi koşullarına bağlı olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Nitelikli hesaplama uzmanı ve mali bilirkişi tarafından müşterek imzalı 04/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Mahkemece hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olduğu kanaatinde olunması durumunda diğer şartlar incelenebilecek olup ancak Sayın Mahkemece hasarın alıcı/davacıya geçmeden önce mevcut olmadığı yani kullanma ile ortaya çıktığı kanaatinde olunması durumunda somut ihtilafta ayıp koşullarının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmayacağına yönelik görüşümüzün muhafaza edildiği, Taraflarca yapılmış bir sorumsuzluk anlaşmasının bulunmadığı, Huzurdaki uyuşmazlık kapsamında alınan teknik bilirkişi raporları eserin ayıplı olduğunu gösterdiğinden ayıbın maddi şartının varlığına yönelik görüşümüzün korunduğu, Garanti süresi içerisinde ayıbın şekli şartı olan ihbarın aranmadığı, Davacının ... 1.Noterliğinden 28.12.2022 tarihinde keşide ettiği ... yevmiyeli ihtarname gereği 38.000 USD mal bedeli talep etmesi ve ihtarnamenin e-tebliğ olarak 03.01.2022 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş sayılacağından bu tarihten itibaren TL karşılığı ödenene kadar şimdilik 5.000 USD'ye 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesi gerektiği tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilin 03/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davayı kısmi olarak açtıklarını, davacının davaya konu iki makine için 38.000.USD ödediğini ve ödemeyi, ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak yaptığını, davayı açarken fazlaya dair talepleri saklı tutarak 5.000,00-USD üzerinden talepte bulunduklarını ve gelinen aşamada 33.000.USD ıslah ederek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak, 5.000.USD üzerinden açılan davayı ıslah ile 38.000.USD'ye tamamlayarak 33.000,00-USD' ye tekabül eden harcın alınmasına, davanın kabulüyle ayıplı malların iadesiyle davacı alacağının faiziyle birlikte fili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Davalı tarafından davacıya satılan makinelere ilişkin 24/02/2021 tarihinde proforma fatura düzenlendiği, üç makineden birinin iade edildiği ve dava konusu edilen iki makineye ilişkin talebin çalışmayan makinelerin iade alınması ve bedellerinin iadesine ilişkin olduğu, davacı tarafça davalıya dava konusu edilen iki makinenin iade alınması ve bedellerinin iadesi hususunda 23/12/2023 tarihinde ihtarname düzenlendiği ve davalı tarafça bu ihtara cevap verilmediği, Mahkememizce alınan raporda da belirtildiği üzere davacının bedel iadesi talebinin sözleşmeden dönmeyi isteme hakkı kapsamında olduğu ve bunun için de hasarın alıcıya (davacıya) geçmeden önce mevcut olması, ayıbın niteliğine göre ihbar/ bildirim koşullarının gerçekleşmesi, ürünün/ makinelerin satıcıya (davalıya) iade edilmesi koşullarının arandığı belirtilmiş, dinlenen tanık beyanlarından, makinelerin kurulumunun 2021 yılı Temmuz ayında yapıldığını, denemelerin ise 2021 yılı Eylül ayında olduğunu, 2022 yılı Ocak ayında renk redresörünün geri alındığını belirtmiş, devamında diğer iki redresör makinesinin 2021 yılı Eylül ayındaki denemelerinin de işlem süresinin uzun olduğu ve yanıklar olduğu, alındıktan bir kaç ay sonra denemelerininyapıldığı belirtilmiş olup, davacının davalıdan aldığı ve iade edilen ürün dışındaki dava konusu edilen iki makine için de 2021 yılı Eylül ayında/ alındıktan bir kaç ay sonra deneme yapıldığı ve ürünlerin ayıplı olduğunun bilindiği anlaşılmıştır. Davalı tanığı Rıdvan'ın beyanında da kurulumdan 1 ay sonra renk şikayeti yapıldığını ve bunu kontrol ettiklerini bildirmiştir. MAhkememizce alınan bilirkişi raporlarından, teknik bilirkişi kurulumun tam ve eksiksiz olarak yapıldığına dair evrak olmadığı, makinelerin devre dışı halde bulunduğu, mevcut halinde birinin trafosunun yandığı, birine sonradan soğutma fanı takıldığı, su soğutmalı makinelerin su soğutma ünitelerinin demonte edildiği, yani makine yanında olmadığı belirlenmiş, sözleşmeye göre makinelerin kurulum ve devreye alma sürelerinin 4-6 hafta olup, tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere kurulumdan sonra 1 ay içerisinde şikayet mevcut olduğu, davacı tarafça bildirim yapılmış olduğu, ayrıca nitelikli hesaplama uzmanı ve mali bilirkişi raporunda ayıbın niteliği hakkında değerlendirme olmadığı ifade edilmişse de teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitler ile tanık beyanları içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, makinelerin çalıştığı ancak renk ve sair hususlarla ilgili istenen verimde olmadığı hususunun kullanım ile ortaya çıktığı, bu durumda dava konusu makinelerde bulunan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve tanık beyanları ile dava dilekçesi ekinde sunulan davalının 18/11/2022 bildirim tarihli servis formundan davacı tarafça davalıya ayıp bildiriminin yapıldığı değerlendirilmiştir. Bu durumda davacının malın iadesi ve ödenen bedelin iadesi talebinin yerinde olduğu dava dilekçesi ile ödenen bedelin iadesi için kısmi olarak 5.000,00-USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası (TL) karşılığının faizi ile tahsilinin talep edildiği, yine dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi için herhangi bir talep bulunmadığı bu durumda kısmi olarak talep edilen 5.000,00-USD yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu değerlendirilmiş, 18/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu makinelerin her birinin değerinin 19.000,00-USD olduğu ve dava konusu iki makine değerinin (19.000,00-USDx2=) 38.000,00-USD olduğu, davacı vekilince 03/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 38.000,00-USD'ye çıkarıldığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile dava konusu edilen ve davacı uhdesinde bulunan, 30/07/2021 tarihli ... no'lu e-faturaya konu olan 2 adet Eloksal Kaplama Redresörü, ... makinelerin, davacıdan alınarak davalıya iadesi ile 38.000,00-USD'nin 5.000,00-USD tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren, 33.000,00-USD tutarındaki kısmının ise ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB USD efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulüne;
30/07/2021 tarihli ... no'lu e-faturaya konu 2 adet Eloksal Kaplama Redresörü, ... makinelerin, davacıdan alınarak davalıya iadesine,
38.000,00 USD'nin 5.000,00 USD tutarındaki kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye 33.000,00 USD tutarındaki kısmının ise ıslah tarihi olan 03/11/2024 tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB USD efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 69.722,65-TL harçtan peşin alınan toplam 21.640,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 48.082,21-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 2.293,51-TL peşin harç, 19.346,93-TL ıslah harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 2.152,50-TL tebligat/ posta gideri, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 44.101,19-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 159.102,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır