Hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz edilemezlik veya hukuka uygunluk gerekçeleriyle temyiz istemlerinin reddi ve kararların onanması.
Özet: Sanıkların hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından aldıkları hükümlere yönelik temyiz başvurularında, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarına dair ek kararın kanunen temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle bu yöndeki itirazlar reddedilerek kararın onandığı; hırsızlık suçuna ilişkin temyiz taleplerinin ise esastan incelenerek, bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek hükmün onandığı belirtilmektedir.
2. Ceza Dairesi         2023/29316 E.  ,  2026/10214 K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI
    : 2023/844 E., 2023/2509 K.
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularınınesastan reddi, temyiz istemlerinin reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ek kararın onanması, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
    I. Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 10.08.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 10.08.2023 tarihli ve 2023/844 Esas, 2023/2509 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. madddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalar ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm uyarınca; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.08.2023 tarihli ve 2023/844 Esas, 2023/2509 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'nün temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
    II.Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın atılı suçu işlemediğine ve suç işleme kastı olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemi sebebiyle yüklenen hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
    III.Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik incelemeyle karar verildiğine ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkındaki hüküm fıkrasından "koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin çıkarılmasında zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "Ayrıca koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" cümlesinin çıkarılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.