Konya BAM 3. Hukuk Dairesinin özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan pert araç hasar bedeli tazminat davasında muafiyet savunmasının incelenmemesi nedeniyle ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, davacının pert olan aracı için sigorta şirketinden bakiye 483.440 TL hasar bedelinin ödenmesini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesi davacı aracında oluşan 2.417.200 TL hasardan sigorta şirketinin yaptığı ödemeler düşüldüğünde 483.440 TL bakiye alacak bulunduğunu belirterek davayı kabul etmiş; davalı sigorta şirketi ise poliçedeki %20 muafiyet savunmasının ilk derece mahkemesince tartışılmamasını gerekçe göstererek kararı istinaf etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: 24/03/2026
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: ........
VEKİLİ
:Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: 21/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 27/05/2025 tarihli dilekçesiyle; Müvekkiline ait ........ plakalı aracın 31/07/2024 tarihinde devrilerek maddi hasarlı trafik kazası yaşadığını, söz konusu aracın davalı taraf sigorta şirketinden kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, söz konusu kaza neticesinde davalı sigorta şirketince hasar dosyası açıldığını, ilgili hasar dosyası kapsamında onarımın makul olmaması nedeni ile aracın perte ayrıldığını, bu hasar dosyası kapsamında müvekkiline toplam 4.855.000 TL. Bedel ödeneceği belirtilmesine karşı müvekkiline toplamda 2.437.800 TL. Sovtaj bedeli ile 1.933,760 TL. Hasar bedeli olmak üzere toplam 4.371560 TL. Hasa ödemesi yapıldığını, müvekkiline ödeneceği belirtilen ve bakiye kalan 483.440 TL.'nin ise ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine 30/01/2025 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile müvekkiline ait araçta meydana gelen kaza neticesinde bakiye pert bedeli olan 483.404 TL. Maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 23/06/2025 tarihli cevap dilekçesiyle; davacı tarafın davaya konu kaza nedeniyle tüm zararını tahsil ettiğini, buna rağmen eldeki davayı açmış olmasının kötü niyetinin ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığının göstergesi olduğunu, davacının aracın perte ayrılması sebebiyle aracın kasko poliçesini tanzim eden müvekkili şirket tarafından kendisine bir miktar para ödendiğini iddia etmiş ise de iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın piyasa rayiç değerinde olduğunu, davacının aracının 2024 yılı şubat ayında hasara uğradığını, kasko şirketinde bu dönemde rayiç değer araştırması yaparak ödemede bulunduğunu, davacının tüm zararının o gün itibariyle karşılandığını, keza kasko şirketlerinin öncelikle sigortalısına aracın rayiç değeri hakkında teklif sunduğunu, sigortalının teklifi kabul etmesi akabinde ödeme yaptığını, bu husus doğrultusunda müvekkilinin sigortalısına 23/10/2024 tarihinde imzalanan ibraname uyarınca davacı yana 25/12/2024 tarihinde 1.933.760 TL. Ödeme yapıldığını, sovtaj bedeli ise ........ tarafından davacı ile imzaladıkları satış sözleşmesi uyarınca 2.487.800 TL. Sovtaj bedelinin ise 13/12/2024 tarihinde ödendiğini, bununla birlikte davacı tarafa 24/01/2025 tarihinde 750.000 TL. Kasa bedeli ödendiğini, izah edilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek hasar zararı tazmini isteminde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu kaza neticesinde davacıya ait araçta 2.417.200 TL tutarında hasar zararı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde davacının hasar zararı yönünden bakiye alacağının 483.440 TL olduğu, hasar kaynaklı zarardan davalının sorumlu olduğu, kazanın Konya İlinde gerçekleşmesi nedeniyle mahkememizin yetkili mahkeme olduğu, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve ;
Davacının davasının KABULÜ İLE; 483.440,00 TL’nin 14/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda, şirketlerine açıkça ileri sürülen %20 muafiyet savunmasının, bu muafiyetin poliçede hangi kloza dayandığı, hangi kalem üzerinden ve hangi hesap yöntemiyle uygulanacağı; muafiyet uygulanması durumunda bakiye alacak bulunup bulunmadığı hususlarının tartışılmadığını, müvekkil sigorta şirketinin, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, poliçe klozu, mutabakat ödeme belgeleri ve hesap kalemlerinin tam değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun muafiyet uygulaması yönünden denetime elverişli olmadığını, ek rapor alanda uzman bilirkişi incelemesinin gerektiğini, müvekkil şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, faiz türü ve başlangıcı yönünden hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini ve yapılacak yargılama sonucunda talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, davanın istinaf mahkemesinde görülmesinin mümkün olmaması halinde ise hükmün kaldırılmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin hasma tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı sigortaca istinaf edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
- Muafiyete ve genel olarak sorumluluğa yönelik itirazda;
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan kasko tazminatı istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 1409. Maddesine göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararlardan sigortacı sorumludur.
Sigortacı gerçekleşen rizikoların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu iddia ediyorsa 1409/2 maddesi gereği ispat külfeti sigortacıya aittir. Bu düzenlemeler karşısında poliçede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini sigortalı, rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasında ise ispat külfeti sigortacıya aittir.
Öte yandan, taraflar arasında geçerli Kasko Sigortası Poliçesi'nin, "BETON POMPASI, TRANSMİKSER VE AÇIK KASA KAMYON KLOZU (MUAFİYET KLOZU-17.1)" başlıklı maddesinde;
"Kasa cinsi 'Beton Pompası', 'Transmikser' ve 'Damperli' araçların yükleme ve boşaltma esnasında devrilmesi, yan yatması, kayması vb. nedenlerle kasko teminatına giren hasarlarda hasar bedeli üzerinden % 20 muafiyet uygulanır. Muafiyetin uygulanabilmesi için fiili olarak yüklemenin başlamış ve boşaltmanın tamamlanmamış olması gerekmektedir." hükmünü içermektedir.
Bu itibarla, hasar dosyası içeriği, kazaya ilişkin resimler ve kazaya uğrayan aracın sigortaya yapmış olduğu savunma ve ekspertiz raporunda beton mikserinin henüz yükleme başlamadan önce hazırlık yaptığı esnada gevşek zeminin çökmesi nedeniyle aracın devrilmesi-yan yatması ortaya çıktığı, yukarıda sözü edilen özel teminat şartına göre davaya konu sigortalı aracın beton dökümü esnasında kazanın meydana gelmediği, dolayısıyla yüzde yirmi muafiyetin uygulanması söz konusu olmayacağı; bunun dışında kasko sigortası zaten sigortalının kusurunu teminat altına aldığından kusura ilişkin itirazların da yersiz olmasına göre buna yönelik itirazların reddi gerekmiştir.
Bunun dışında, hasar/zarar miktarına ilişkin itirazda ise; Mahkemece, hasar konusunda uzman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamı, ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek aracın yaşı, modeli gibi, geçmiş kazaları, resimlerde görülen hasar şekli ve biçimi gibi özellikleri de dikkate alınarak meydana gelen hasar miktarına göre aracın perte ayrılmasının daha uygun ve ekonomik olduğu, buna göre aracın olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbitiyle mahsubu ve (Kasko Sigortası Genel Şartları 3.3.2.2 maddesi hükümleri de nazara alınarak) tazminat miktarının ilk ekspert raporuna da paralel biçimde saptanması usul ve yasaya, hasar oluş biçim ve şekline, delillere uygun olduğundan ve ayrıca davalı sigorta ile yapılan ibraname içeriğinin incelenmesinde de taraflar arasında belirlenen ve davacının da istemine konu araç rayiç değerinin 4.855.000-TL olarak belirlendiği, muafiyete ilişkin hususun saklı tutulduğu, ancak az yukarıda incelenen bentte de açıklandığı gibi muafiyetin uygulanmasının söz konusu olmadığından ve ayrıca sigorta tarafından "ek teminat" nedeniyle kasa bedeli olarak ödenen 750.000-TL araç hasar kapsamında ele alınmadığı ve araç hasarından ayrı olarak aracın mikserine konu "kasa bedeli olarak" poliçede yer aldığından gerek sigorta ekspert gerekse mahkeme bilirkişi raporundan da bu hususun görülebileceğinden, neticede sigorta tarafından araç hasarı kapsamında ödenen sovtaj dahil miktarının toplam 4.371.000-TL olup bakiye kısmının hükümde belirtilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu hususlara ilişkin itirazların da yerinde olmadığı görülmüştür.
-Faiz türüne yönelik itirazda;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK hükümlerine sigortacılık yasasına göre düzenlenmiş sigorta poliçesinden kaynaklı olmasına göre faizin ticari faiz olarak belirlenmesi yerinde olup, davalının yasal faizle sorumlu tutulması şeklindeki itirazı kabul edilmemiştir. (Bkz. aynı yönde YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/17862 ESAS, 2018/7490 KARAR sayılı ilamı)
- Faiz başlangıcına dair itirazın incelenmesinde;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427/2. maddesinde" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." TTK'nın 1427/4 üncü maddesine göre ise "Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." düzenlemeleri uyarınca tazminat talep hakkı bulunan sigortalı temerrüt tarihinden itibaren faiz başlangıcının belirlenmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 33.023,78 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 8.256 TL nin mahsubu ile bakiye 24.767,78 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.