8. Ceza Dairesi, 15 yaşından küçük mağdurun rızasının hukuken geçersiz olduğu zincirleme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetini onadı.
Özet: Yargıtay, on beş yaşından küçük mağdurun hukuken geçersiz rızasına rağmen zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet hükmü kuran ilk derece mahkemesi kararının, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygunluğu, suçun sübutuna ilişkin yeterli delillerin mevcut olması, temel cezanın alt sınırdan ve orantılı olarak belirlenmesi, takdiri indirim ile ceza ertelemesinin yerindeliği ve bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olmadığı gerekçeleriyle hukuka uygun olduğunu tespit ederek, suça sürüklenen çocuk ve katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMES
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2024/524 Esas, 2024/346 KararSUÇ
: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıBartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/123 Esas, 2016/57 Karar sayılı kararının katılan bakanlık vekili, katılan vekilleri ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.02.2024 tarihli ve 2021/16725 Esas, 2024/7182 Karar sayılı ilamı ile suç tarihinde mağdurun 15 yaşından küçük olduğu, rıza açıklama hürriyetine sahip olmadığı, suça sürüklenen çocuğun mağdurun hukuken geçersiz rızasına istinaden birden fazla kez ikamet ettiği eve götürüp onunla cinsel ilişkiye girdiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciBartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/527 Esas, 2024/346 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelemesine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSuça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İstemiKararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin algılama yeteneğinin gelişmiş olması nedeniyle rızasının hukuken geçerli olduğuna ve eylemi suç olmaktan çıkardığına bu itibarla Mahkemesince verilen kararın bozulmasına ve suça sürüklenen çocuk hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.Katılan ... Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemiKararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suç nedeniyle üst hadden cezalandırılması, takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılması ve hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine, katılan bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk ...'ın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda 15 yaşından küçük mağdureyi cinsel amaçla ikametlerine götürmek sureti ile zincirleme şekilde üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk tutanakları, mağdurenin iddia ve anlatımları, tanık beyanları, adli rapor, sanık savunması, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre; onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurların kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından ve gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından Mahkemenin, suça sürüklenen çocuğun zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının ve 5237 sayılı Kanun'un ''cezanın belirlenmesi'' başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen ''cezada orantılılık ilkesi'' nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu, takdiri indirim hükmünün yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmasında, koşulları oluşması nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde, Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olması ve suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmaması nedeniyle katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ve 2024/524 Esas, 2024/346 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.