11. Ceza Dairesi nitelikli dolandırıcılık suçunda şikayetçinin temyiz yetkisizliğini tespit ederek reddederken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verdi.
Özet: Sanık hakkında açılan nitelikli dolandırıcılık suçundan, şikayetçinin doğrudan zarar görmemesi nedeniyle kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından vekilinin temyiz istemi reddedilerek beraat hükmü kesinleşirken; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü ise Yargıtay incelemesinde, sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten itibaren olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiğinden bozulmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/31890 E.  ,  2026/4275 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: 2014/86 E., 2016/191 K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 10.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.