Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının usulsüz tebligat itirazına rağmen Yargıtay tarafından yapılan inceleme sonrası oy birliğiyle onanması.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu, zira bilinen son adrese daha önce yasal tebligat yapılmadan 7201 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılarak hükmün kesinleştirildiği tespit edilmiştir; ancak, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygunluğu, iddia ve savunmaların delillerle değerlendirilmesi, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olması ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, usul hatasına rağmen mahkumiyet hükmünün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: 2014/383 E., 2015/35 K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın Merkezi Nüfus Kayıt İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresi esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, MERNİS adresinin bulunmaması durumunda ise daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması kaydıyla bilinen en son adres esas alınarak 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması hâlinde ise adres araştırması yoluna gidilmesi, bu şekilde de tebliğe elverişli adresin bulunamaması hâlinde ise ilânen tebligat yoluna gidilmesi gerektiği,Sanığın ve müdafinin yokluğunda verilen hükmün; sanık müdafine tebliğe çıkarıldığı, sanık müdafine yapılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine sanığın savunmasında bildirdiği ve önceden herhangi bir tebligat yapılmayan bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı, adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği; ancak dosya kapsamında sanığa, bu adres esas alınarak daha önce yapılmış bir tebligat işleminin bulunmaması nazara alındığında sanığa yapılan söz konusu tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın, öğrenme üzerine kararı kanunî süresinde temyiz ettiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.